Yeni Yönetici Olanlar için:Size Yapılmasından nefret ettiğiniz şeylerin aynısını altınızda çalışanlara yapma rehberi

 

 

 

İşe ilk girdiğiniz acemilik dönemleriniz çoktan gerilerde kaldı. Yıllar öncesinde imrenerek baktığınız yöneticilere tahsis edilen şirket arabasına, son model akıllı bir cep telefonuna ve hatta şanslıysanız sizi o açık ofis sisteminden ve beraberinde getirdiği nice sabahtan akşama dek telefonla konuşan Zeynepler’den, mp3 çalarındaki Demet Akalın külliyatını kulaklıklarından dışarı akan yüksek sesle herkese dinlenmekten çılgınca bir haz duyan Burcular’dan ve son 7 yıldır ağzından Fenerbahçe-Aykut Hoca-Alex dışında hiçbir şey çıktığına tanık olmadığınız Emreler’den kurtaracak bir odaya sahipsiniz artık. Öncelikle tebrik ederiz. Ama ne yalan söyleyelim işiniz zor. Şimdi önünüzde, tüm o Zeynep, Burcu ve Emreler’i çalıştırarak kar etmeniz, şirketi yükseltmeniz, hedefleri tutturmanız gereken fena mı fena bir süreç var. Sakin olun, derin bir nefes alın… İşte size altınızda yer alanları çalıştırmanız için bilmeniz gereken 5 altın kural.

1.Ciddiyetinizi belli edin: İçerideki ofiste çalışmakta olan ve siz ansızın yönetici olduğunuzda nedense bir anda “Yahu yıllardır ben nasıl bunlarla beraber çalışıyor muşum?” hissi uyandıran o tuhaf kitle, ilk fırsatta sizin müdür, müdür yardımcısı, supervisor vb. unvanızı unutarak eski günlere dönmek isteyecektir. Nice yeni müdür, tam da performans toplantısının en heyecanlı yerinde “Yav Bülent, kalk da bi güreşelim, aynı eski günlerdeki gibi, özledim yemin ederim” denilerek kündeye getirilmiş, bu andan itibaren toplantı da, müdürlük de tat vermemeye başlamıştır. İşte tam bu sebeple, yönetici olduğunuzu onlara hissettirin. Fazla laubali olmayın. Sistem odasında güreştikleriniz, çay ocağında bacak arasına doğru cücük hareketi yaptığınız çalışanlar; işlerine son vereceğiniz ilk isimler olsun. 

2.Motivasyonu arttırın: Henüz çok yeni yönetici olduğunuz için, bir çalışanın halinden en iyi anlayacak olan sizsiniz. O tuhaf küçük insanlar neyle motive olur, ne yapınca çalışır, biliyorsunuz. Elbette parayla! Ama şirket sizi minimum maliyetle o departmanı yönetmeniz için görevlendirdiğinden bol keseden sallayacak bir bütçeye sahip değilsiniz. Bu noktada kullanacağınız en etkili silahlar: 1. Gaz 2. Korkutma 3. Anlamsız ünvanlar dağıtmaktır. Gaz konusu kolay. İşte klasik “Ağasın, paşasın, senden çok memnunum, zam olayını kesin konuşacağım merak etme aklımda” falan filan. Korkutmayı da bir önceki maddede belirtilen laubalilerden 1-2 tanesini kovarak hallettik zaten. Ara ünvanlar yaratmak kısmı ise biraz sizin yaratıcılığınıza kalmış. Senior, uzman, uzman senior, vice senior, süper senior, hiperaktif falan uydurun işte bir şeyler… 

3.Çalışma modelinizi oluşturun: Her iyi yöneticinin kendine has iyi bir çalışma modeli olduğunu unutmayın. Sizden önce uygulanan çeşitli modellere bakarak kendi çalışma modelinizi kurun. Yalnızca Türkiye’de uygulanan sistemlere bakmakla yetinmeyin, dünyada bugüne dek neler olup bitmiş, insanlar nasıl çalıştırılmış araştırıp öğrenin. Size, başlamanız için son derece verimli modeller içeren minik bir kaç keyword verelim: Auswitch, Guantanamo, Kast Sistemi…

4.Zamanı etkili kullanın: Bir yöneticinin olmazsa olmazı, gece 2 sularında çalışanlarına attığı mailler, hafta sonu ansızın uydurduğu toplantılar, 6’ya 10 kala sularında “Çıkmadan bir göz atalım” diyerek odasına çağırdığı çalışanlardır. Onların tüm zamanı artık sizin ellerinizde. Bu nedenle zamanı iyi kullanın. Gece 2’ye saat kurup o maili atın, erken kalkıp ofise ilk gelen siz olun ve haşin gözlerle sizden sonra gelenlere laflar hazırlayın. Nasılsa birazdan odanıza girip, jaluzinizi çok önemli bir şey yapıyormuşçasına indirip uyuyabilme yetkisine sahip olan sadece sizsiniz.

5.İyi şeyleri siz, kötü şeyleri bırakın üst yönetim yapsın: İyi bir yöneticiliğin en önemli altın kurallarından biri, işi doğru şekilde aktarabilmektir. Unutmayın, her işten çıkarma, her küçülme talebi sizden değil bizzat üst yönetimden gelir. Ah, siz o çalışanları anlamaz mısınız, siz onlardan biri değil misiniz, performans notunu bizzat ellerinizle 100 üzerinden 4 verdiğiniz çalışanınıza üst yönetimin nasıl bir haksızlık yaptığına elbette siz de sonuna kadar katılmaz mısınız… İşte, bunları altınızda çalışanlara hissettirin. “İyi polis-kötü polis”likte yerinizi doğru konumlandırın. Maaş zammıdır, yılbaşı promosyonudur, terfidir, bunlar hep sizin sayenizde gerçekleştiği için, bu gerçeği çalışanlarınızdan sakınmayın. Onlara karşı açık olup, tüm bu iyilikleri paylaşın.

Kaynak:

http://profesyoneller.turkcell.com.tr/608259797/11-sayi/yeni-yonetici-olanlar-icin

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s