“Günün birinde” Girişimci Olacaklar İçin 4 Tavsiye

“Günün birinde” kendi işini kurmak istediğini söyleyen pek çok kişiyle görüştüm. Bunun bir sonucu olarak da, “günün birinde” diyen girişimcilerden hangilerinin bir gün gerçekten kendi işlerinin sahibi olacağını, hangilerinin de yıllar boyu sadece “belki” demekle kalacağını belirleyen faktörlerin neler olduğunu sık sık düşünürüm.
Size ilginç gelebilir ama, aslında böyle bir adım atabilme cesareti, insanların kişiliklerinden çok, girişimcilik deneyimi hakkında ne kadar bilgi sahibi olduklarına bağlıdır. Kendilerini bir iş sahibi olarak hayal edebilen kişiler, genelde bunu gerçekleştirir. Ama girişimciliği ancak başkalarının (örneğin daha atak veya risk alabilen kişilerin) kalkışabileceği büyük ve korkunç bir macera olarak görenler ise o adımı kolay kolay atamaz.
Bu yüzden,  eğer siz de günün birinde kendi kendinizin patronu olmayı hayal ediyorsanız, atmanız gereken en önemli adım, girişimciliğin temel özelliklerini öğrenmektir. Size bunu yapmanızı kolaylaştıracak 4 temel tavsiye verebilirim:
1. Yeni arkadaşlar edinin.
Girişimciliğin gerçekten nasıl bir şey olduğunu öğrenmenin en iyi yolu birkaç girişimciyle tanışmaktır. Bu kişilerin mutlaka medyanın odağındaki ünlü girişimciler olması gerekmez. Kendi adına çalışan, normal ve sıradan insanlar olmaları yeterlidir.  İlk önce kendi demografinize uyan girişimcilerle bağlantı kurun – böyle yapmanız, “hey, onlar başardıysa, ben de yapabilirim” diye düşünmenize yardımcı olur. Ama sonradan mutlaka alanınızı genişletin ve değişik sektörlerden kişilerle tanışmaya bakın. Girişimciliğin çok değişik modelleri vardır. O yüzden, ne kadar fazla model deneyimlerseniz, sizin için o kadar iyi olur.
Eğer tanıdığınız hiçbir girişimci yoksa çevrenizdeki kişilere sorun ve onlardan yardım isteyin. Ya da LinkedIn veya Facebook gibi sosyal gruplara katılın ve oralarda yer alan mesajları dikkatle incelemeye başlayın. Görüşlerini ilginç bulduğunuz kişileri kahve içmeye davet edin ve bu davetlerin devamını da getirin. Size yararlı olabilecek kaynaklar, gruplar veya toplantılar önerebilirler mi ve sizi başka girişimcilerle tanıştırabilirler mi diye öğrenmeye çalışın.
2. Kendinize Birkaç Yeni Rol Modeli Seçin. 
Yeni arkadaşlar edinmenin yanı sıra, iş dünyası içinde belli bir yer edinmiş olan girişimciler arasından kendinize birkaç örnek girişimci seçmeniz de önemlidir. Belki onları kahve içmeye davet edemezsiniz ama şirketlerini ve kendilerini uzaktan izleyerek bile çok şey öğrenebilirsiniz.
Beğendiğiniz ve takdir ettiğiniz üç marka veya şirket belirleyin. Sonra o şirketlerin liderlerini izleyebilmek için mümkün olduğu kadar çok yöntem bulun – örneğin yayınladıkları blogları, makaleleri, Facebook profillerini takip edin. Eğer varsa, yazdıkları kitapları okuyun. Basına verdikleri röportajları okuyun. Kişiliklerinin ve liderlik tarzlarının temsil ettikleri markaları ve yönettikleri şirketleri nasıl şekillendirdiğini düşünün. O şirketlerle ilgili haberleri yakından izleyin ve kendi deneyimleri ile ilgili paylaştıkları her şeyi not edin.
3. Müşterisi olduğunuz küçük şirketlere aşık olun. 
Bazı küçük şirketlere karşı özel bir sevgi duyulur. Bir müşteri olarak, bazılarıyla her zaman daha farklı bir ilişkiniz olur. Bu bazen yıllar içinde izlediğiniz değişimden, bazen şirket sahibiyle olan yakınlığınızdan, bazen de şirketin sunduğu ürün veya hizmetin ayrıntılarına gösterilen özenden kaynaklanır.
Tüm bunlardan öğrenebileceğiniz çok şey vardır. Bu yüzden, girişimcilerle yakınlık kurmanın yanı sıra, bazı şirketlerin kendisiyle de yakınlık kurmanız önemlidir. Halen müşterisi olduğunuz şirketleri veya ürünlerini beğendiğiniz yeni girişimleri bir düşünün. Bu şirketlerin sahipleri veya hikâyeleri hakkında ne biliyorsunuz? Hedefleri nelerdir, hangi yöne gidiyorlar?  Yaptıkları farklı, dikkat çeken ve özgün şey nedir? Neyi özellikle iyi yapıyorlar? Bir müşteri olarak bu konulardaki deneyimleriniz üzerinde düşünerek, kendi gösterinizi sahneye koymak için birçok önemli ipucu elde edebilirsiniz.
4.  “İş” konusunda kafanızda yer etmiş korkuları silin. 
Girişimci adaylarının pek çoğu konunun “iş”le ilgili yönünden korku duyar. Bir işi yönetmek için sahip olmaları gereken beceri ve bilgileri fazla abartır ve daha işe başlamadan önce bile dev gibi dağlar aşmaları, zorlu deneyimler yaşamaları gerektiğini sanırlar.
Ama önemli olan bu canavarla yüzleşebilmektir. Aslında olay hiç de sandığınız kadar zor değildir ve başarılı olabilmek için Master dereceniz olması da gerekmez. Küçük işletmelere yönelik Inc. veya Fast Company gibi dergilerden birini seçin ve buna abone olmak için 15 dolarlık bir yatırım yapın. Dergiyi her ay dikkatle inceleyin, ama sadece size ilginç gelen makaleleri de okuyabilirsiniz. Kısa bir süre sonra iş sahibi olmanın hiç de gizemli bir şey olmadığını göreceksiniz. İşlerin perde arkasını, şirket profillerini, belli engellerin nasıl aşılabileceği hakkındaki soru ve cevapları okudukça, girişimcilik deneyimi hakkında çok şey öğreneceksiniz.
İnsanlarla konuştukça, okuma listeniz genişledikçe ve girişimciliğin nasıl bir şey olduğu hakkında giderek daha fazla düşündükçe, olayın sandığınız kadar büyük ve korkutucu bir şey olmadığını anlayacaksınız. O zaman da “günün birinde” dediğiniz o gün, biraz daha yaklaşmış olacak.Source: Forbes

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s