Yeni Çağın Yöneticisi Olmak Ya Da Olmamak!

“Müdür”. Gözlüklü, göbekli, sizi istediği şeyi yaptırmaya sürekli zorlayan, varlığı bile başlı başına stres sebebi olan kişi. Hiyerarşinin en üstünde konumlanmış, altında söylediklerini hemen yapmak için çevresinde koşuşturan ve ondan deli gibi korkan çalışanlara sahip, bu çalışanların tüm kariyer hayatları kendi dudaklarının arasında bir çift söze bakan bir yönetici.

Ne yazık ki halen, çoğu şirkette “müdürlük” anlamı bu tanımdan geçiyor. Hala eski stil yönetimi benimseyen, trilyonluk şirketlerin dev organizasyonlarını “vergi dairesi” kıvamında yöneten, dediğim dedik, egosu tavan yapmış onlarca müdür, miktarına inanamadığınız maaşlarla çalışıyor. Hiçbir zaman geribildirim kabul etmeyen, dahası, yönettiği kişilere söz hakkı bile vermeyen onlarca sözde yönetici trilyonluk şirketlerin karar verici pozisyonlarında oturuyor.

Size iyi bir haber vereyim, bu artık günümüzün yönetim tarzı değil ve bu yönetim tarzını benimseyen eski kafalı yöneticiler, hala çok olmalarına rağmen, gittikçe azalıyor. Değişim tüm hızıyla devam ediyor ve bu değişime yönetici tarafında eşlik etmeyen şirketler iş yapışlarını gittikçe zorlaştırıyorlar. Günümüzün müdürleri ve yöneticileri artık tüm takımın, tüm organizasyonun iş yapışını hızlandıran, bir nevi “yardımcı” bir nevi “asistan” olarak konumlanıyorlar.  Çalışanlarına değer veren, onlarla fikir alışverişine girmeyi “küçümseyici bir şey” olarak görmeyen, beyin fırtınasının yararına inanan, onlarla eğlenebilen, başarılarını kutlayabilen, kariyer planlarını takip eden ve onlardan yeni liderler yetiştirebilen müdürlerin zamanı geldi. Yeni müdürler çalışanlarının üstünde değil, onların yanında ve hatta tam merkezinde konumlanıyorlar. Çalışanlara korku vermek yerine onlarla konuşarak, dinleyerek ve çözüm sunarak ilerliyorlar. Korkuyla değil motivasyonla, zorunlulukla değil aidiyetle iş yaptırıyorlar. Böylece kurdukları sistem onlar olmadan bile tıkır tıkır işliyor. Çünkü bu tür yöneticiler çalışanlarına, bu işin yöneticisiz de devam etmesi gerektiğinin vizyonunu veriyor.

Aşağıda eski tarz yönetici ile yeni tarz yönetici arasındaki temel farklılıkları listeledim. Mutlaka çok daha fazla farklılık vardır, ama geleneksel yönetici ile modern yöneticiyi temel olarak birbirinden ayıran özellikler aşağıdaki gibi.

Eski Tarz Yönetici

Yeni Tarz Yönetici

  • Gücünün oturduğu koltuktan ve pozisyonundan geldiğine inanır.
  • Bilgiye sadece kendi sahiptir, paylaşmaz, öneri kabul etmez.
  • Çoğu zaman kendi konuşur, dediğim dediktir. Koşulsuz itaat ister.
  • Sorunlara kendi belirlediği çözümle yaklaşır, başka çözüm kabul etmez.
  • Anlık çözümler sunar, analiz yapmaz, tribüne oynar.
  • Çalışanların özel hayatlarına saygısı yoktur, çalışan ne kadar çalışıyorsa o kadar başarılıdır.
  • Çalışanların kariyer planlarını önemsemez, yeteneklerini tartmaz, dertlerini dinlemez.
  • Korkuyla yönetir, günü kurtarır, kısa vadeli hareket eder. Vizyonsuz ve dar görüşlüdür
  • Ciddidir, kendini kasar, çalışanlarıyla arasında aşılması güç duvarlar örer.
  • Başarıyı kutlamaz, hatayı olması gerekenden daha sert cezalandırır.
  • Gücün takım olarak hareket eden bir topluluktan doğduğuna inanır.
  • Bilgiyi açıkça paylaşır, geribildirim alır, fikir sorar, dinler.
  • Takımın konuşmasını cesaretlendirir, fikir ister, tartışma başlatır.
  • Takımını konuşturur, beyin fırtınası yaptırır, alternatif çözümler sorar.
  • Çözümler üzerinde düşünürken sorunun köklerine iner.
  • Çalışanların sosyal hayatlarına zaman ayırmasını sağlar, saatlerce çalışmaya değil efektif çalışmaya önem verir.
  • Çalışanları dinler, sıkıntılarını çözmeye çalışır, kariyer planlarını ister ve onlara liderlik eder.
  • Motivasyon ve aidiyetle yönetir, uzun vadeli stratejiler çizer, vizyon kazandırır.
  • Esprilidir, samimidir, nerede nasıl davranılması gerektiğini bilir.
  • Başarıyı kutlar, teşekkür etmesini bilir, hatayı dozunda cezalandırır.

Liderlik değişiyor, yöneticilik değişiyor, iş yapış şekli değişiyor. Şirketler değişiyor. Bu değişime ayak uyduramayan eski tip yöneticiler sistemden yavaş yavaş eleniyor. Liderlik ve yöneticilik eskisi gibi korkuyla değil, motivasyonla yapılıyor. En iyi yöneticiler çalışanlarına en çok destek veren, onları çözüme en hızlı ulaştıran ve onlara en iyi koçluk yapan kişilerden oluşuyor. Böyle bir yöneticinin kurduğu, yönettiği takım anlık değil sürdürülebilir bir başarı grafiği çiziyor, çünkü işi korkuyla ve zorunlulukla değil, olması gerektiği gibi aidiyet ve sahiplenmeyle yapıyor.

Kendi yönetici kimliğinize bir bakın. Siz hangisisiniz?

 

Kaynak: http://www.banaisbul.com/yeni-cagin-yoneticisi-olmak-ya-da-olmamak/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s