Şirketlere Kendinizi Satabiliyor musunuz? – Kişisel Markalama

personalbranding

Şirketler ve çalışanlar her ne kadar pazarlama ile satışı keskin çizgilerle ayıracak seviyeye yavaş yavaş gelmeye başlasa da, Türk insanı için satışçı aynı zamanda pazarlamacıdır hala. Bu iki disiplin, her alanda iç içe geçmiştir, pazarlama satışı getirir, satış pazarlamayı besler. O yüzden, satışçı çoğu zaman mikro düzeyde de olsa ürünü karşı tarafa pazarlar. Yalnız, Satışçı çoğu zaman bir şeyi kaçırır. Ürününü satmaya çabalarken yarattığı o harika “pazarlama” tekniklerini kendiyle ilgili kullanmaz.

Yani ‘kendini’ satmayı çoğu zaman atlar. Kendisine, kariyerine zaman ayırmaz. Kendisini de şirketlerin “satın aldığı” bir hizmet olarak görmez.

Bu çok açık ve net, biz profesyonel çalışanlar, şirketlerin aylık olarak kiraladığı bir “hizmet”iz. Bunda gocunacak hiç bir şey yok, bu sizi insanlıktan çıkarmaz, size zarar vermez, bilakis, kendinizi parlattıkça kiralama bedeliniz artar ve daha iyi bir yaşam sürersiniz. Daha büyük sorumluluklar alarak, daha büyük cirolar ve ekipler yöneterek manevi olarak da tatmin olursunuz.Dolayısıyla, kendinizi de bir ürün olarak görüp karşı tarafa satmalısınız. Bu konuda netsek, bunu nasıl yapmanız gerektiğine geçelim.

  • Ambalajınızı Hazırlayın! Ürününüzü pazarlayabilmeniz için nasıl önce onu iyice tanımanız gerekiyorsa, aynı şekilde, bu aşama da kendinizi en iyi şekilde tanıyarak başlıyor. Kendinizi tanımlayın. Neyi en iyi şekilde yaparsınız? Öne çıkan özellikleriniz neler? Kariyerinizdeki kritik tecrübeleriniz nedir? Bunları ortaya çıkartın. Şirketler, pozisyonlar ilerledikçe, adaylarda özellikle belli bir tecrübe arayabilirler. Mesela şöyle düşünün, Tesco ve Migros account’larına bakan bir Key Account Manager, ekibini oluştururken, işini kolaylaştırabileceği düşüncesiyle, adaylarda bu şirketlerde çalışmış olma şartı arayabilir. Bunun gibi onlarca örnek var. Mesela:
    • Kendinizi Geleneksel Kanal Satışçısı olarak mı görüyorsunuz yoksa Modern Kanal Satışçısı mı?
    • Piyasa satışçısı mısınız plaza satışçısı mı? 
    • Ekip yönettiniz mi?
    • Kritik Başarılarınız neler? Projeleriniz var mı, işe katkısı neler?
  • Özgeçmişinizi Elden Geçirin! İlk maddede tanımladığınız kritik özelliklerinizi ön plana çıkartan bir özgeçmiş hazırlayın. Gereksiz yerleri eleyin. Mesela 6 yıl tecrübeli bir Satışçıysanız artık STAJLARIM kısmının özgeçmişinizde bulunmasına gerek yok. Üniversitede katıldığınız projeleri listelemenize de. Özgeçmişiniz çok özet ama çok vurucu bir hale gelmeli, gereksiz zırvaları eleyin
  • Sloganvari Bir Önyazı Hazırlayın! Önyazı, özgeçmişinizi inceleyen kişi için ön önemli yerlerden biri. Tek bir paragrafla aslında nereden geldiğinizi ve nereye gitmek istediğinizi anlatıyorsunuz. O yüzden olabildiğince özet ama olabildiğince çok şey anlatan bir önyazı hazırlayın. 4-5 deneme yapın, en iyisini seçin. Her defasında bir kelimeyi cümleden çıkartın, hiç bir kelime çıkartamaz hale geldiğinizde en özete ve en direkt anlatıma ulaşmış olursunuz.
  • Özgeçmişte Farklılık Yaratın! Birilerinin artık size WORD dosyasıyla özgeçmiş hazırlamanın tarihe karışmak üzere olduğunu söylemesi gerekiyor. Artık devir değişti, orijinal olun! Başvurduğunuz şirkete spesifik görsel özgeçmişler hazırlayın. Bunun için başlangıç seviyesinde Photoshop bilmeniz işinizi görür. Mesela Samsung’a başvururken Samsung Note 2’nin ekranına gömebilirsiniz özgeçmişinizi. Tuborg’a başvururken Tuborg Gold şişesinin etiketini özgeçmişiniz olarak kullanabilirsiniz. Bununla ilgili bir kaç örnek isterseniz benimle iletişime geçin, ben kendi hazırladığım özgeçmişlerden zevkle paylaşabilirim. “Bunu yapamam, teknik bilgim yok, zamanım yok” gibi bahanelere sığınıyorsanız, en azından Linkedin profilinizi CV’ye çeviren Linkedin CV Convertor kullanın (http://resume.linkedinlabs.com)  ve PDF şeklinde güzel bir özgeçmiş gönderin şirkete. Eğer hala bir Linkedin profiliniz yoksa, hemen bir sonraki maddeye geçin.
  • Sosyal Medyayı Kullanın! İş arama serüveninde hala sosyal medyadan destek almayan onlarca profesyonel var. Sosyal medya hiç bir zaman hayatımızın bu kadar içinde olmamıştı. Ve artık sadece arkadaş arası iletişim olarak kullanılmıyor, Linkedin gibi profesyonel kariyer ağları da var. Eğer profiliniz yoksa acilen bir Linkedin profili edinin. Olabildiğince detaylı bir şekilde doldurun. İlgili Linkedin gruplarına üye olun ve takip etmeye, tartışmalarda fikir belirtmeye başlayın. Eğer hali hazırda bir Linkedin profiliniz varsa maksimum şekilde değerlendirin. http://tr.linkedin.com/in/ibrahimbabadagi linki benim Linkedin profilim. Bunu örnek alabilirsiniz J
  • Kişisel İnternet Sitenizi Açın! Hayatınızı, maceralarınızı, tatillerinizi anlatan bir blogtan bahsetmiyorum. Spesifik olarak uzmanlaştığınız konu üzerine bir blog açın. Mesela benim bu blogta yaptığım gibi. Ben satış üzerine uzmanım ve blogum da bir satış blogu. Burada tecrübelerimi paylaşıp network oluşturuyorum. Çevremi genişletiyorum ve kişilerin aklında İbrahim Babadağı’nı bir “Satış Profesyoneli” olarak etiketliyorum. Bu benim kariyer planımın bir parçası ve her hafta belli bir mesai harcıyorum. Tam olarak bundan bahsediyorum. Pazarlamacıysanız onun üzerine, Fotoğrafçıysanız onun üzerine, ARGE’ciyseniz onun üzerine bir blog açın ve haftalık güncelleyin. Sosyal Medya’yı da kullanarak bunu pazarlayın!
  • Bu blogunuzu Linkedin’de şirket bazlı ve pozisyon bazlı reklam ile de tanıtabilirsiniz. Mesela “Sadece FMCG firmalarının İnsan Kaynakları Müdürleri Görsün” şeklinde bir reklam kampanyası başlatabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için Linkedin Reklamlarını araştırın!
  • Logonuzu Yaratın! Satış ve Pazarlama dünyasında “guru” olarak anılan çoğu kişinin bir logosu olduğunu unutmayın. Hatta inanın, çoğu kişinin bir yazı karakteri bile var. Tüm sunumlarınıza, maillerinize, özgeçmişinize, sizle ilgili her yere bu logoyu koyun. Ne kaybedersiniz? Algıda çok şey kazanırsınız.

Teknoloji geliştikçe ve imkanlar arttıkça artık profesyonel çalışanlar kendi kişisel markalamalarına daha çok önem vermeye başlamalılar. Artık herkesin üniversite mezunu olduğu ve iki dil bildiği bu ortamda ancak kendi kişisel markanızla sıyrılmanız olası, eğer böyle bir değer yaratmamışsanız işiniz zor. Kişisel markalama rekabetin hızla arttığı profesyonel dünyada kişiler için başarılı bir “farkedilme” yöntemi oldu çünkü. Unutmayın, başarı hikayeleri öylece oturup bekleyenlere değil, kendi yolunu planlayarak o yolda yürüyenlere yazılıyor.

Kaynak: http://www.banaisbul.com/sirketlere-kendinizi-satabiliyor-musunuz/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s