Ninja İnovasyon

Japon savaşçısı Ninjaların felsefesi ile Ninja inovatörlerin hedefe ulaşırken ortaya koyduğu benzer taktikleri, etik kuralları ve müthiş beyin odaklanmalarını 10 adımda karşılaştırmalı inceleyeceğiz.

Toplumsal odaklanmamız ve yorumlarımız çoğu zaman Ankara gündeminden oluşuyor.  Her probleme, sorulan soruya ve tartışma konularına politik bir çerçeveden bakmaya alışmışmış bir toplum haline gelirken aslında neleri gözden kaçırdığımızın farkında değiliz.

Ekonomik örneklerle başlayalım. Çevremizi biraz dikkatli incelediğimizde aslında herkesin, işsizlik oranları, Gayri Safi Milli Hasıla, Finansal piyasalar gibi makroekonomik verilerden bahsettiğini görmekte zorlanmayacağız. Aynı şekilde bu makroekonomik verilere karşın hükümetin sunduğu vergilerin artması, düşürülmesi, tasarrufun artırılması ya da azaltılması gibi reçetelerde bu bahislerin tartışmalara döndüğü asıl nokta.

Pek doğal olarak başarılı olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye çalışan girişimci ya da çalışan bu bilgileri düzenli olarak takip etmelidir fakat devlet işsizliği ortalamanın altına da düşürse, milyar dolarlarca vergi toplasa da kişisel kariyer başarısında aslında bunların pek de bir önemi yok. Bu veriler genel ekonomik başarıyı anlatan ifadeler olsa da, bu rakamların iyi ya da kötü olması sizin bireysel başarınızı en temelde etkilemeyecektir. Günümüzün çoğu başarılı işletmesi asıl yükselişlerini kriz zamanlarında gerçekleştirmiştir, çoğu işletmenin de ekonominin altın günlerini yaşadığında batması gibi.

Apple’ın nasıl yükseldiğini ya da Atari ‘nin nasıl başarısız olduğunu, başka bir örnekle IBM’in yaşadığı aşırı olumsuz durumlara rağmen durumu nasıl kurtardığını devlet politikalarını ve güncel makroekonomik verileri okuyarak anlayamayız.

Peki nedir o zaman başarılı işletmeleri başarısızı işletmelerden ayıran? Parlak fikirleri ve kaliteli ürünleri olan iki farklı firmanın merdivenleri adım adım çıkarken onlara liderlik ve rehberlik eden noktalar nelerdir?

Elbette ki başarının arkasında duran ve müthiş bir itme gücü sağlayan en önemli element: İnovasyon. Rekabet edilen firmaları geride bırakabilmenin ipucu, işler yolundayken dahi inovasyon çizgisinden ayrılmamaktır. Zayıflamış ve işler yolunda gitmeyen bir işletmenin hemen hemen yapacağı tüm hamleler tahmin edilebilir ama iyi zamanlarda yapılacak rakiplerin beklemediği hareketler sizi hep bir adım öteye götürecektir.

İşte tam da bu noktada rakibin beklemediği hareketi yaparak galibiyete ulaşmak, Tae Kwon Do yakın dövüş sanatının inceliklerini akla getirerek, Ninjaların dövüşte yaptığı inovasyonla, yani aslında beklenmedik hareketle, Ninja İnovasyonteriminin oluşmasına katkıda bulunuyor. Tamamen farklı alanlarda duran bu iki benzer sistemin aslında temel felsefesinin rekabet ve yarış olduğunu hep beraber göreceğiz.

Feodal Japon savaşçısı Ninjaların felsefesi ile Ninja inovatörlerin hedefe ulaşırken ortaya koyduğu benzer taktikleri, başarıya odaklanırken belirledikleri etik kuralları ve kazanmak için tek seçenek olarak gördükleri müthiş beyin odaklamalarını 10 adımda karşılaştırmalı inceleyeceğiz. İş hayatının gerçek Ninjalarının başarılarının arkasında yatan nedenleri ve sırları çözmeye çalışacağız.

Adım 1: Tek Hedef, Zafer!

Ninjanın temel hedefi rakibini yenmek ve işi bitirmektir. Bir işletmenin rekabet ettiği firmadan daha iyi olmayı hedeflemesi gibi. Başarılı işletmeler kazanmak için kendilerini tahrik ederler, çünkü hepsinin temel amacı ve hatta temel stratejisi aynıdır: Zafer

En iyi bilinen global firmalardan IBM’i örnek alalım. İş dünyasının Titanic’i olarak tanımlayabileceğimiz IBM yaşadığı büyük kriz sonrasında büyük merkezi bilgisayar firması olmaktan kişisel bilgisayar üretmeye ve yönetim danışmanlığı vermeye başlayan bir firmaya dönüştürmeyi başarmıştır. Bu süreçte en zekice satranç hamlelerini andıran aksiyonlarla tüm riskleri alt ederek. Tam bir Ninja disiplini, uzun dönemli vizyon, gerekli teknik ve pazarlama becerisiyle pazarda daimi galip gelmeyi başarmıştır. Her şeyden önce kazanmayı, galip gelmeyi arzulamıştır.

Adım 2: Ekibini Kur!

Günümüzün en başarılı şirketlerinin, özellikle kişisel elektronik eşyalar üreten firmaların efsane diye nitelendirebileceğimiz, bir ya da iki kişinin bir garajda ya da depoda faaliyete başlamasıyla ilgili çeşitli hikayeler vardır. Startup’tan uluslararası şirketlere kadar etkili başarı için en gerekli görülen şeylerden biri de doğru iş için doğru kişiyi bulmak. Tablodaki eksik yerleri görerek, bunları doldurabilecek ve manzaraya değer katacak kişileri işe almak. Dolayısıyladoğru takımı kurmak.

Ninjaları aklımıza getirelim. Aslında aklımızda hep yalnız savaşan, kararlarını aniden kendi başına alan ve aksiyona götüren bir resim oluşuyor. Tarihsel kayıtlar incelendiğinde Ninjalar kendi başlarına savaşmanın dışında sık sık takımlar kurarak geçmişte ulaşmak istedikleri noktaya bu takım çalışması ile ulaşmışlardır. Takımda her Ninja görevinin sorumluluğunu bilerek, kendi üzerine düşen görevi yerine getirmektedir.

Günümüz ve geçmiş iş dünyasında da aslında bu benzetmeye yakın örnekler her zaman yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam ediyor. Günümüzün başarılı şirketlerinin geçmişten günümüze gelirken her basamakta ekibe doğru kişileri katarak ilerlediğini görmekte zorlanmayız.1990’ların eBay’i Pierre Omidyar önderliğinde ilerleyen marjinal bir açık artırma web sitesiydi. Şirket felsefesi aslında genel anlamda Omidyar’ın kişisel özelliklerini yansıtıyordu. Başarılı ama kurumsal olmayan, gelecek vaat eden ama yalpalayan…

Omidyar uzun dönemli vizyonu kendi başına oturtamayacağının farkındaydı ve doğru kişiyi aramaya başladı. Temel amacı eBay’i niş bir site olmaktan çıkarıp yaygın hale getirmekti. Nitekim arayışlarını Harvard MBA derecesine sahip ve kurumsal şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan Meg Whitman’la tanışıp ekibe katılmasını sağladı. Whitman eBay’in sahip olmadığı her şeye sahipti ve ayrılmaz bir parça haline geldi.1 yıldan kısa bir sürede eBay hisseleri 18$ ‘dan 47$’a fırladı. Omidyar’ı milyarder yapmakla kalmamış oldu, e-ticaretin çağ atlamasına da yardımcı oldu.

Adım 3: Kazanmak İçin Risk Şart

Görevleri sırasında Ninjalar, görevi başarıyla tamamlamak adına çok büyük riskler alırlar. Her an güvenli savaşma yoktur felsefesi ile tekdüzeliğin savaşı kaybettireceğini çok iyi bilirler. İş hayatında da aynı şekilde riskten kaçmak imkânsızdır. Risk derken akla hayale sığmayan sonucu kestirilemeyen durumlardan bahsetmiyoruz tabi. Rasyonel düşünce sisteminde karar alırken küçük bağlantı boşlukları ve birden farklı sonuca ulaştıran değişik seçeneklere sahip durumlar. Mantıklı riskler almak ancak ve ancak mantıklı bir yaklaşım olabilir.

Risk başarının ve inovasyonun kaçınılmaz aşamalarından biridir. Risk almak derken ilk akla gelen şirketlerden biri de Intel. Bilgisayarlar için yonga üreten 90’lı yılların başarılı firması Intel, iyi bir şirket olmasına karşın aslında piyasa da çok da söz sahibi değildi. Intel kişisel bilgisayar üretmek gibi bir hamle yapmak istedi. Nitekim bu hamle fikirle başlayıp üretime kadar devam etti. Apple ve Microsoft’un tüm piyasaya hakim olduğu bir alanda kişisel bilgisayar üretimine geçmek oldukça önemli bir hamle ve önemli bir riskti. Tüm şirket bu hedef doğrultusunda yeniden organize edildi. Milyonlarca dolar reklam ve tanıtım için harcandı. Tek hedef evlere kişisel bilgisayar olarak girebilmekti.

Sonuç: “Intel Inside”

Adım 4: Savaşa Her Daim Hazır Ol

Ninja inovatör sabırlı, temkinli, müzakere eden, disiplinli bir yapıya sahip olmalıdır. Her an savaşa hazır olmalı, kendi ekibinin yapabileceklerini bilmekle kalmayıp, rakibinin neler yapabileceğini de kestirmelidir.

Bununla birlikte savaşın yaşanacağı araziyi (Piyasa) çok iyi tanımalıdır. Karşısına çıkacak ordunun (Rekabet Edilen Firmalar) kapasitesini ve gücünü iyi analiz etmelidir. Günü kurtarmak için her zaman bir planı ( Strateji) olmalıdır.

Başa bir dille anlatacak olursak geçmişten günümüze, değişik mecralarda isimler değişse de gereklilikler ve bu gerekliliklerin getirdiği beceriler her zaman var olacaktır.

Adım 5: Savaş Sanatını Öğrenmek

Ninjalar askeri bir özdeyişi fazlasıyla benimsemiştir. ‘’Düşmanla ilk temasta hiçbir strateji hayatta kalamaz.’’ Startuptan güçlü bir şirkete kadar, rekabetle olan ilk temas aslında becerinin bir ürünüdür fakat hemen bunun ardından gelişecek süreç için çok iyi bir şirket stratejisi gerekmektedir. Savaşın, rekabetin ve yarışın bir kuralı, bir sanatı vardır. Bir koşucu yıllarca koştuktan sonra ufak değişiklerle farkı yaratmaya başlar. Atletizmin inceliklerini öğrenerek bu incelikleri uygulamaya koyar ve başarıyı yakalar.

Amazon’un sadece kitap satarak başlayan hikayesinde dünyanın en büyük perakende internet satıcısı olmasının arkasında, tamamı ile CEO Jeff Bezos’un yetenekleri ve stratejisi yer alıyor. Ürünlerin yarıştığı yıllarda, Microsoft’un ilk tabletlerine Apple ilk iPhone’lar ile cevap verirken Jeff Bezos sadece ve sadece müşteri hizmetine odaklandıklarını ve amaçlarının her yeni müşteriyi kapıdan içeri sokmak olduğunu ifade ediyor. Bazen hizmeti sağlayan ve o tabletleri satan işletme, üretenden fazla kazanıyor ve fazla büyüyor. Bu da rekabet sanatının inceliklerini bilmekle ilgilidir.

Adım 6: Ninja Kanunlarına Uy

Savaş ve Ninja deyince kural tanımaz, amacına ulaşmak için her yol mübah anlayışı ister istemez aklımıza gelir. Uzakdoğu felsefelerini ve Ninja felsefelerini incelediğimizde etik değerler bu sistem içinde olmazsa olmaz bir kurallar bütünü oluşturmaktadır.
Etkili bir Ninja inovatör olmak, tüm kuralları yıkmak değil, gerekli değerleri koruyabilerek, mevcut düzeni geliştirmek ve devam ettirmektir. Herşey ahlaki değerleri olan bir ekip kurmaktan başlar. Bir lider, aslında kolay olmayacak bir süreci takımına kolay olarak tanımlamamalıdır. Beraber yola çıktığı ekibe süreçler ve yenilikler yolunda karşılaşılabilecek problemleri samimiyetle iletmelidir. Dürüstlük ve sadakat yönetici tarafından daima ödüllendirilmelidir. Her kural ve her fikire saygı duyulmalı, açıkça tartışılabilmelidir. Kötü ve yönetime sunulamayacak diye ifade edilen çoğu fikrin tartışılmadan ihraç edilmesi yüzünden başarısızlığa uğrayan ve fikri rakiplerine kaptıran şirketlerin sayıda az değil.

Adım 7: Gerektiğinde Kuralları Yık

Start-up başarılı olmak için kuralları yıkmak zorundadır. 36189114Ya peki kurumsal şirketlerde bu nasıl olacak? Kurumsal şirketler belli bir gelenek üzerine oturttukları iş yapış şekillerinden kolay kolay vazgeçememektedir. Çalışanlar birimlere bölünmüş ve aynı işi yapan her çalışan aynı noktada konumlandırılmıştır. Diğer birimlerde çalışan kişilerle iletişim düşük seviyededir. Bu da yeniliğin önüne koyulmuş en büyük taşlardan birisi.
Teknoloji tarihine bir göz atalım. Hiçbir yayın firması kablo işi ile girmedi sektöre. Hiçbir kablo firması ise uydu çanağı üreten bir firma olarak girmedi piyasaya. Bu firmaların hiçbiri internet sağlayıcısı olmayı düşünemedi. Her başarılı şirket maalesef müthiş fırsatları kaçırdı.
Şimdi şu döngüye bakalım:
Microsoft Google’ı üretmedi. Google Facebook’u üretmedi. Twitter Facebook tarafından sunulmadı. Sanırım şimdi daha iyi anlaşıldı. İnovasyonun günü sadece bir alanla sınırlı değildir. Duvarları yıkmadığınızda yan odadaki fırsatlardan haberdar olmanız mümkün değil.

Adım 8: Yenilen Ya da Yok Ol

Ninja savaşa birkaç silah ve birkaç kaynakla gider. Ateş savuran müthiş silahları yoktur. Buna ihtiyacı da yoktur çünkü düşmanı da zaten ona kılıçla saldıracaktır. Adil bir savaşın gereği budur ama tüm şartlar da eşit değildir. Ninjayı birebir savaşta üstün hale getirecek şey, müthiş dövüş yeteneği, çaresiz sanılan durumlardan kurtulabilme ve sezgilerini dinlemedeki üstün özellikleridir. Eğer ki beklenmeyeni yapamazsa yok olmaya mahkûm olacaktır.
İnovasyon yapmayan firmalar yok olmaya mahkûm kalacaklardır. Bizim gibi rekabetin gün geçtikçe arttığı gelişen ülkelerde rekabetin gereksinimini yerine getirmeyen şirketler artık adından dahi söz ettiremeyecektir. Barbaros Hamdi’nin yazdığı Blockbuster’ın hikâyesini anlatan ibretlik yazıyı okumanızı tavsiye ederim.
IBM ilk işi olan delgili kartlardan üretmiyor artık. Amazon artık sadece kitap satmıyor. Apple sadece bir bilgisayar markası olarak bilinmiyor. Değişim ve gelişimin içinde olanlar şu an adından fazlasıyla söz ettirecek noktada bulunabiliyor. Peki çevrenize şöyle bir bakın, ülkemizde kaç tane böyle marka var?

Adım 9: Etkileşim Ordusu

Günümüzün Ninja inovatörlerinin aslında tek amacı var. Etkileşim ordusuna her gün yeni bir silah, her gün yeni bir nefer eklemektir. Ninjalarda olduğu gibi uzak doğu felsefesine bütünleşmiş etmek. Artık inovatörlerin gelecek neslin makinesini ya da aracını üretmiyorlar. Geleceğin etkileşim ve iletişim ordularını oluşturuyorlar.
Aslında şu soruyla ne dediğimiz daha da rahat anlaşılacak. Twitter üzerinden demokratik bir devrim hareketinin başlayacağını kim tahmin edebilirdi? Daha 20 yıl önce çevirmeli telefonlarla iletişim ve etkileşim sağlayan topluluklar artık daha da tekleştirilmiş platformlarda buluşabiliyorlar. Birebir etkileşimin yerini, kitlelerin birbiriyle etkileşimi haline dönüştürüyorlar. Buna ister yeni bir ihtiyaç üretelim diyelim, ister başka bir şey.
Bu noktadan baktığımızda geleceğin Ninja inovatörleri, bir yandan tahmin edilemeyeni üretirken, bir yandan da işlevsel anlamda kitlesel olmasına ve bu kitle içinde bireylerin işlevsel bir şekilde birbiriyle etkileşim kurmasına izin verecektir.

Adım 10: Gölge Savaşcısı Olmakninja

Uzakdoğu filmlerinde izleriz. Düşman dövüşün yapıldığı alana girer, etrafına bakınır ama kimseyi göremez. Aslında bizim kahraman ninjamız oradadır. Tek fark orada olduğunu hissettirmeden girmesidir.
Günümüzün Ninja inovatörleri de bir gölge savaşçısı kadar teknik ve beklenmedik şeyler gerçekleştirmek zorunda. Bilinmeyeni yapmaktan farklı birşeyden bahsediyoruz en temelde. Microsoft ilk tabletlerini piyasa sürmesine karşın çok da başarılı olamadı. Üzerine Apple geliştirdiği iPad’ leri piyasaya sürüp daha ilk gününde 3 milyon dolarlık hasılat elde etti. Aslında iki firmada birbirlerinin tablet pc ürettiğini çok iyi biliyordu fakat Apple daha kaliteli bir ürün çıkardı.
Buradan çıkaracağımız sonuç, çıkarılacak ürünle ilgili gizlilik değil, süreçlerle ilgili gizliliğin inovatif projelerde başarıyı getirdiğidir. Rekabet piyasasında hemen hemen aynı ürün üzerinde çalışan firmalar, birbirleri ile görüşmeli, karşıt görüşleri dinlemeli fakat üreteceği ürünün özellikleri ve süreci ile ilgi kesin bilgiler vermemelidir. Açık yaşanan rekabette gizli adil ama sessiz bir savaşçı olmak inovasyonun başarıya dönüşmesini sağlayacaktır.

* Gary Shapiro tarafından yazılan Ninja Innovation kitabı kaynak olarak kullanılmıştır.

Kaynak: http://www.inovasyon.co/ninja-inovasyon-bolum-1/

http://www.inovasyon.co/ninja-inovasyon-bolum-2/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s