İnovasyon Bir Fikir Problemi Değildir!

İnovasyon bir fikir bulma problemi değil, farkında olma problemidir. Herkes harika fikirlere sahiptir. Tek ihtiyaç; fikirleri keşfedecek sistematik bir organizasyon ve başkalarının fikirlerine hoşgörüdür.

Birçok organizasyon inovasyona yönelik çabalarını arttırmaya çalışırken hep aynı varsayımdan yola çıkıyormuş gibi görünüyor. ‘Daha fazla fikire ihtiyacımız var.’ Uygulanabilir yeni bir ürün veya sisteme dönüştürülebilen yeni fikirleri bulmak üzere, ‘Alışılmışın dışında düşünmek’ veya ‘ mavi gökyüzü’ ihtiyacı hakkında konuşmaya başlarlar. Aslında, birçok şirkette inovasyon fikir yoksunluğundan dolayı engellenmiş değildir, zaten oracıkta duran iyi fikirlerin farkına varabilme yoksunluğu inovasyona engeldir.

İnovasyon bir fikir problemi değildir. Bir farkında olma problemidir.

Tarihten iyi bilinen bazı örnekleri dikkate alacak olursak, Kodak’ın araştırma laboratuarı ilk dijital fotoğraf makinesini 1975 yılında icat etti ama peşine düşmedi. Aksine, Sony onların arkasından gelip farklı bir prototip geliştirerek dijital fotoğrafçılığın geleceğini ellerinden alırken neredeyse hiç aldırış etmediler. Xerox ilk kişisel bilgisayarı geliştirdi ancak teknolojiye yeteri kadar yatırım yapmadılar. Steve Jobs ve Apple’ın bu fırsatı koparmasına izin verdiler. Birleşik Devletler donanması, inovatif yeni bir ateşleme metodu ile ilgili William S. Sims tarafından geliştirilen 13  öneriyi reddetti. Sims, Başkan Theodore Rosevelt’in yardımına başvurana dek onun geliştirilmiş metodu tanınmış değildi.

Tüm bunlar, sadece zeki insanların eğlenceli örnekleri ve köklü şirketlerin komik yanlışları değiller, onlar esasında hepimizin paylaştığı bir ön yargıyı – yeni ve yaratıcı fikirlere karşı çok küçük miktarlarda bile olsa belirsizliklerle karşılaştığımızdaki önyargıyı – yansıtıyorlar. Wharton’s Jennifer Mueller tarafından liderlik edilen bir grup araştırmacının geçen yıl yayımladığı çalışmanın sonuçları böyle diyor. Araştırma takımı katılımcıları iki gruba böldü ve bir gruba, katılımcılar arasında rastgele yapılacak bir çekilişle ekstra bir ödemeye hak kazanabileceklerini söyleyerek küçük bir belirsizlik yarattılar. Araştırmacılar, katılımcıların ekstra ödeme için şanslarının nasıl olacağına dair, sadece çalışma tamamlandığında bunu öğrenecekleri dışında, çok fazla ayrıntı vermediler. Bu, az da olsa sansasyon yaratan bir öneriydi ama hala gruptan biraz belirsizlik duygusu toplamaya yetecek bir öneriydi.

Daha sonra katılımcılara iki test verildi. İlk test, onların yaratıcılık ve uygulama hakkındaki örtülü algılarını ölçmek için tasarlanmıştı. Katılımcılara kelime çiftlerinden oluşan iki set gösterildi ve kendi tercihleri olan cümleyi seçmeleri istendi. Kelime çiftleri, pozitif (iyi, neşeli, huzur) veya negatif (çirkin, kötü, çürük) mesajlar ile yaratıcılığı yansıtan (yeni çıkmış, yaratıcı, yeni icat olunmuş vb.) veya uygulanabilirliği yansıtan (fonksiyonel, kullanışlı, yararlı vb.) kelime kombinleri olacak şekilde dizayn edilmişti. Daha sonra her bir turda, katılımcılar ‘güzel orijinal’ veya ‘kötü kullanışlı’ gibi cümlelerden kendi tercihlerini seçeceklerdi. İkinci test ise yeni ve yaratıcı fikirlere karşı düşüncelerini açık bir şekilde araştırmak için tasarlanmıştı. Bu testte, katılımcılardan basitçe, yeniliğe ve uygulanabilirliğe karşı düşüncelerini 1’den 7’ye kadar değişen bir ölçekte oylamaları istendi.

Araştırmacılar farketti ki, küçük miktarda olsa belirsizlikle karşı karşıya kalanlar yaratıcılığa değer verdiklerini belirttiler, ama aslında yaratıcılıkla ilgili kelime çiftlerinden çok uygulanabilirlik ile ilgili kelime çiftlerini işaretlediler. Aynı raporda yayınlanan devam niteliğindeki bir diğer deneyde, belirsizlik ortamındaki katılımcılara yeni bir inovatif koşu ayakkabısı prototipi gösterildi ve kontrol grubuntan farklı olarak onlar önemli derecede daha az uygulanabilir olarak derecelendirdiler.

Eğer belirsizlik zamanlarında yaratıcılığa karşı böyle bir olumsuz önyargı gösteriliyorsa, neden dikkate değer birçok inovasyonun başlangıçta reddedildiğini bu açıklayabilir. Bir grup yöneticinin belirsiz bir endüstride çalışmıyor olduklarını söyledikleri gibi bugün için bu tavsiyeler özellikle birbirleriyle bağlantılıdır. Şirketler için inovasyon yapma ihtiyacını tetikleyen aynı belirsizlik, yöneticilerin de rekabetçi avantaj sağlamalarına yardımcı olacak buluşları reddetmelerini tetikliyor olabilir. Şirketi canlı tutabilecek fikirler oldukça hızlı bir şekilde öldürülüyorlar.

‘Fikir öldürme’ problemini çözebilecek muhtemel bir çözüm, fikirlerin üzerinde hareket etmek zorunda olduğu yapıyı değiştirmektir. Fikri bulmak ve kanıtlamak geleneksel hiyerarşisini kullanmak yerine, onay mekanizması tüm organizasyona yayılabilir. Bu, Rhode Island tabanlı yaklaşık son on yıldır kullanılan Rite-Solutions yaklaşımıdır. Rite-Solutions, isteyen herkesin fikir ilan edebileceği ve bunu bir ‘hisse’ gibi listeleyebileceği kendi dâhili web siteleri üzerinde, adı ‘’Mutual Fun’ olan, bir ‘fikir marketi’ kurdu. Her bir çalışana da fikirlere ‘yatırım’ yapabilecekleri sanal $ 10.000 verildi. Çalışanlar, yatırıma ek olarak destekledikleri fikirlerin projelerinde çalışmaya gönüllü olurlar. Eğer bir fikir yeterli desteği toplarsa, projesi kabul edilir ve fikire destek veren herkese projenin kârından bir hisse verilir. Sadece birkaç yıl içinde, bu program küçük artışlı değişikliklerden yepyeni endüstrilerde ürünlere varana dek şirket için büyük kazanımlar üretmişti bile. Sadece ilk yılında ‘Mutual Fun’, şirketin yeni iş alanlarında büyümesinin % 50’sini oluşturuyordu. Doğrudan gelirden daha önemlisi, fikir marketi, yeni fikirlerin kabul gördüğü ve tüm şirket genelinde geliştirildiği bir kültür yarattı, farkında olmanın, onaylamanın demokratikleştiği bir kültür.

Ek olarak; bu sistem, şirketteki herkesin zaten harika fikirlere sahip olduğuna ve marketin onları o fikirleri bulmakta daha iyi hale getirdiği varsayımına dayanan bir sistemdir. Bu bir fikir çözümü değildir; bir farkında olma çözümüdür.

David Burkus tarafından yazılan ‘Innovation Isn’t an Idea Problem’ başlıklı yazıdan çeviridir.

http://www.inovasyon.co/inovasyon-bir-fikir-problemi-degildir/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s