Makineler Yükselirken İnsanın Rolü

1984 yılında vizyona giren Terminatör serisinin ilk filmi hızla gelişen teknolojinin insan ırkı için ne ölçüde bir tehdit unsuru olabileceğini çarpıcı bir şekilde anlatır. 2029 yılında dünyanın hakimiyetini elinde tutan akıllı makineler gezegende kalan son insanları yok etmek için geçmişi değiştirerek geleceği yeniden şekillendirmeyi planlarlar.

2015 yılında serinin 5. filmi izleyicilerle buluştu, gelgelelim kıyamete 14 yıl kala robot türünün en gelişmiş örneklerinden biri Asimo olarak karşımıza çıkıyor ve bu prototipin yıllar içinde çok hızlı gelişemediğini görüyoruz. Kısacası pek çok bilim kurgu filminde (ve kurumsal hayatta zaman zaman) olduğu gibi işler söz verilen tarihe yetişmiyor. Tahmin edilenin aksine yakın gelecekte bizi bekleyen en önemli tehdit ise makinelerden ziyade çevresel felaketler olarak öngörülüyor.

Öte yandan teknolojinin gündelik hayatımızdaki yerini her geçen gün sağlamlaştırdığı da tartışmasız bir gerçek. Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime olan etkisi ve buhar gücüyle çalışan makinelerin makineleşmiş endüstriyi doğurması, sonrasında bu gelişmelerin de Avrupa’daki sermaye birikimini arttırması olarak tanımlanan Sanayi Devrimi, binlerce yıllık insanlık tarihinin çok küçük bir bölümünü kapsar. Ancak kol gücüne ihtiyacın azalmasına bağlı olarak bu devrimin sebep olduğu verimlilik artışı ve üretim fazlası, sonraki dönemdeki gelişmelerin de önünü açmış oldu.

  1. yüzyılda Bilişim Devrimi’ni yaşamaya başladık. Sanayi Devrimi sonucunda kol gücüne olan ihtiyacın azalmasına ilave olarak Bilişim Devrimi, beyin gücüne olan ihtiyacı önemli oranda azalttı. Örneğin sadece yarım yüzyıl önce icat edilen ATM (Automatic Teller Machine – Otomatik Vezne(dar) Makinesi) önünde sıraya girdiğimiz sıradan otomatlar haline geldi, pek çok bankacılık işlemi için kol ve beyin gücü ihtiyacı minimize edildi. Artık Mobil Bankacılık bile insanları heyecanlandırmıyor. İnsansız Fabrika fikri kimseye ilginç gelmiyor, otomatik pilotta gidebilen uçakları yıllardır bildiğimiz için otomobillerin (automobile – kendi giden) kendi kendine gitmesi gerektiğini de zaten hepimiz kabul ediyoruz. Kaynakların giderek kıtlaştığı bu gezegende en çok kaynak tüketen tür konumundaki insanın sayısal olarak devamlı artmasına karşın insan yeteneklerine ihtiyacın azalması trendini umutsuzca izliyoruz. Artık karar verme gibi çok kritik insan yetenekleri bile çoktan teknoloji destekli hale gelmiş durumda ve gelişmiş ülkelerde haftalık çalışma saatleri ise düşme eğiliminde. Buna karşılık insan ömrü uzamaya devam ediyor, emeklilik yaşlarının artmasına bağlı olarak iş hayatında kalma süreleri de yükseliyor. İş dünyasında Z kuşağının ayak sesleri duyulmaya başladı, 2020 yılında 5 kuşağı birden işbaşında göreceğiz.

Peki, gelecekte insanların iş hayatındaki konumu ne olacak?

Bu soruyla birlikte hemen akla gelen milyarlarca insana nasıl iş bulunacağı konusu için maalesef henüz bir cevap yok. Ancak kişisel, kurumsal ve ülkesel geleceğimiz için yapabileceğimiz en iyi şey kuşkusuz taklit edilemez bir stratejik üstünlük alanı geliştirmek. Aslında cevabını aradığımız soru şu: Kritik yeteneklerimizi kendi yaptığımız makinelere devrederken, devredilemez olan nedir? İnovasyon yapabilme kabiliyeti… Makineler her şeyi yapacak tek şey hariç: İnovasyon.

İş hayatında inovasyon, yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet) veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iş uygulamalarında, iş yeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanması olarak tanımlanmaktadır. İnsanlık tarihi boyunca karşılaşılan açmazlardan bugünkü uygarlık seviyesine ulaşılmasında bu yeteneğin payı büyüktür. Geldiğimiz noktada zeka, yaratıcılık, öngörü, tahmin, sezi, çözüm bulabilmenin ve insan doğasında bulunan diğer bir çok özelliğin bileşimi ile ortaya çıkan inovasyon, odaklanılabilecek en önemli stratejik üstünlük alanıdır. Gelecekte insan işi yapan değil, geliştiren ve yenilikleri bulmaya devam eden bir konumda olacaktır, buna şimdiden inovasyon mühendisliği adını verebiliriz. İşleri insanların icat edip geliştirdiği sistemler yapacak, gelecek Terminatör’den ziyade çizgi dizi Jetgiller’e benzeyecektir.

http://www.hbrturkiye.com/blog/teknoloji/makineler-yukselirken-insanin-rolu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s