Elon Musk

Ben bugün Elon Musk’la aynı oksijeni soluduğumuzu öğrendim ama o içerde ona ne yapıyo onu çözemedim.

Uzun zamandır hakkında birşeyler yazmak istediğim biriydi aslında bu abi. Fakat dün yaşanan tarihi gelişmeden sonra zamanının geldiğini düşündüm. (ve tahmin edersiniz ki uzuun bi yazı olacak) smile ifade simgesi

Elon Musk (iğlon mask diye okunuyor), 1971’de Güney Afrika Pretoria’da, Kanada’lı bir anne ve Güney Afrika’lı bir babanın oğlu olarak dünyaya geliyor. Bizim sokakta saklambaç oynadığımız yaşlarda o kendi bilgisayar yazılımını kodluyordu ve ‘Blastar’ adlı uzay oyununu 500 dolara satarak ilk satışını 12 yaşında gerçekleştirdi. 17 yaşında Güney Afrika’da askerlik yapmak istemediği için evden ayrıldı. Askerlikle ilgili bir sorunu yoktu ama şöyle düşünüyordu: “Askerlik yapmakla ilgili bir sorunum yok, ancak Güney Afrika ordusunda askerlik yapıp siyahi insanları bastırmaya çalışmak bana vakit geçirmek için iyi bir yol gibi görünmedi.”

Amerika’da yaşamayı kafasına koymuştu Elon. Orası, onun için muhteşem şeylerin mümkün olduğu yerdi. 24 yaşında abisiyle beraber zip2 adlı bir program yazıyorlar. Bu programı Compaq’a satıp 300 milyon dolar para kazanıyorlar.

28 yaşına geldiğinde o zamanlar adı x.com olan, 2001’de PayPal olarak adlandırılan online ödeme sistemini geliştiriyor. 2002 yılında bu sistemi Ebay’e 1.5 milyar dolara satıyor.

31 yaşında SpaceX şirketini kuruyor. Şahsi sermayesinin büyük bölümünü bu şirkete sermaye yapıyor ve etrafındaki herkes tüm varlığını burada kaybedeceğini düşünüyor. Çünkü Fizik bölümü mezunu olan Musk, uzay ve roketlerle ilgili pek birşey bilmiyor. Fakat dehasını burada da ortaya koyuyor ve birkaç ay içinde roket bilimi ile ilgili kitaplar okuyup kendini eğitmeye başıyor ve tanıyanların deyimiyle ‘süngerin suyu emmesi’ gibi bu kitapların içindeki her şeyi öğreniyor. Sonra da roket bilimci çalışanlarını yanına alıp beraber roket tasarlıyorlar.

33 yaşında o zamanlar bir yaşında olan Tesla Motors’a yatırım ortağı oluyor. Şirketin durumunun kötüye gitmesi ve üstüste başarısız girişimlerde bulunmasına ayar olup şirkete yüklü miktarda yatırım yapıyor ve yönetimi eline alıyor.

37 yaşına geldiğinde, 2008’de Lockheed Martin büyük oyuncuların olduğu bir alanda onlardan daha ucuza daha komplike roketler üretip başarıyla uçurunca Nasa’dan 1.5 milyar dolarlık bir yatırım almayı başarıyor. Bu döneme kadar birçok yakın uzay bağlantılı uçuşlar gerçekleştiren SpaceX, Falcon 9 ve FalconHeavy adlı roket aileleriyle bir nevi ”ticari uzay taşımacılığı” kavramını insanların hayatına sokuyor.

41 yaşındayken, yani 2012 yılında Tesla, uzun zamandır beklenen modeli Tesla Model S’i piyasaya sunuyor. Dev bir sektör olan otomotiv sektöründe inovasyonun nasıl yapılacağını herkesin gözüne sokan bu hamlesiyle Elon, kimsenin kolay kolay denemeye cesaret edemeyeceği bir iş yapıyor ve herkesten tam not alan elektrikli spor otomobiliyle sektöre yeni bir ufuk katıyor.

2015 yılında dünya tarihinde bir ilki gerçekleştiriyor ve toplam 45 dakika içinde yakın uzaya 9 adet uydu bırakıp geri gelen bir roket tasarlıyor. Üstelik bu roket, şuana kadar fırlatılan roketler gibi tek kullanımlık değil. Geri döndüğünde yere sorunsuz şekilde inebiliyor, böylece yüzbinlerce dolarlık roketleri tekrar tekrar kullanabilmemize olanak sağlıyor.

Tabii günümüze gelene kadar ilgilendiği (ve başarılı olduğu) konular sadece bunlar değil. Örneğin bir dönem HyperLoop adlı bir sistem üzerinde çalışıyor. Hyperloop, aralarında ortalama 1500 mil (~2400 km) olan noktalar arasında uçak ve süper hızlı trenlerden hem daha ekonomik hem de daha hızlı bir ulaşım aracı konsepti. “Bu konsepti hayata geçirmeye vaktim yok, Kaliforniya’ya hızlı tren yapacağız diye eski teknoloji için bir sürü para harcamayın, alın bunu yapın” diyerek taslaklarını yayınlıyor. Şu anda başka bir grup bu konseptin ilk prototipi için çalışıyorlar. Musk bu şirketten para veya başka bir şey beklemiyor.

Başka bir örnek ise SolarCity. Bu proje ise güneş panelleriyle alakalı. Şirketi Elon’un tavsiyesi ile kuzeni kuruyor. Aylık elektrik faturan belli bir tutarın üstündeyse, gelip bedava ölçüm yapıyorlar. Uygunsa bulunduğun konum, sana sistemi bedavaya kuruyorlar ve sen aylık fatura öder gibi SolarCity’e para veriyorsun. Tabii normal elektrikten daha ucuz.

Bu ve bunun gibi sayısız yatırımı ve projesi daha var Musk’ın. Mesela Nevada’da dünyanın en büyük pil fabrikasının yapımı için bir anlaşma imzalıyor. Sonra batı yarıküredeki en büyük solar fabrikanın inşası için başka bir anlaşmaya varılıyor.

Bu sırada evlenip 5 çocuk yapmayı da ihmal etmiyor bu tatlış abi. Gerçi sonra evliliği iyi gitmiyor ve boşanıyorlar. Eski eşi d ebu boşanma sonrasında baya bir tazminat alıyor Elon’dan. Neyse, bunlar özel konular. Çok kurcalamamak lazım.

Sonuç olarak Elon hiç boş durmuyor. Şuan 44 yaşında ve haftada 80-110 saat gibi bir mesaisi var. Sürekli yeni şeyler öğrenmeye ve artık mantara bağlamış sektörlere taze soluklar kazandırmaya and içmiş gibi davranarak her attığı adımda zekasını, azmini, kafasına koyduğunu yapacağına olan inacını herkese gösteriyor.

Ha son olarak, önümüzdeki dönemlerde Dragon projesiyle Mars’a koloni kurmayı planladığını açıklamıştı. Ne diyelim, kafasına koyduysa yapar smile ifade simgesi

————————————————————

(Linkler çok çeşitli, yoğun olarak viki’den ve ekşisözlükten faydalanıldı. Öyle yani, okuduğunuz için teşekkürler ^^) (Bu arada fotoğrafta Elon, kendi tasarımı olan ve yere inen roketlerinde kullandığı Merlin adlı roketlerin birinin motorunun önünde)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s