Hiçbir şeyi unut(a)mayan adam

Her şeyi hatırlamak ister misiniz? Yani duyduğunuz her müziği, okuduğunuz her kitabı, tanıştığınız herkesin ismini unutmamak ister misiniz?

Her şeyi hatırlamak, Kim Peek için çok kolaydı. Ama bu özellik, onun hem nimeti hem de lanetiydi. Kim Peek, Oscar ödüllü Yağmur Adam (Rain Man) filmindeki Dustin Hoffman karakterinin esin kaynağıydı. Kim Peek, gerçekYağmur Adam’dı.

Otistik değildi. O bir savanttı. 1951 yılında, kafası normal bir bebeğin kafatasından %30 daha büyük ve beyni corpus callosum kısmından yoksun doğdu (Corpus callosum, beynin sağ ve sol lobunu birbirine bağlayan kısım).
4 yaşına kadar yürümedi. 7 yaşında, okula başladığında, okul ona, o da okula 10 dakika katlanabildi. Beyniyle ilgili olan sağlık sorunu onun lanetiydi… Kim’in bu kondisyonu, onu, hiçbir şeyi unut(a)mayan adam haline getirdi.

Kim Peek, 300 sayfalık bir kitabı yaklaşık yarım saatte okuyabiliyor ve o kitapta yer alan her bilgiyi hafızasında tutabiliyordu… Hem de yıllarca!

Hayatı boyunca 12,000 kitap okudu. Kitaplar, tarih kitaplarından, ansiklopedilere; telefon rehberinden, haritalara kadar değişik konulardaydı. Telefon rehberi ve harita bilgilerini birbirine katıp -Google Map gibi, size bir adresten diğerine yol tarifi verebiliyordu. Kim’in yeteneği, kitaplarla sınırlı değildi. Müzik hafızası da vardı… nota bilgisi derecesinde. Babasının onu götürdüğü son konserde -sahnedeki sanatçıların bile farkında olmadığı, bir hatayı farketip, “Trombon iki nota atladı!” diye bağırdı.

Matematik konusunda da çok iyiydi. Yağmur Adam karakterine olan tepkisinden mi yoksa kendi sınırlarını bilmesinden mi, bilinmez, matematik sorunlarını cevaplamak istemezdi.

Babası ona “320 kere 160 kaç eder?” diye sorduğunda, onun cevabı:

Üst rakamı ikiyle çarp, alt rakamı ikiye böl, sonra üst rakamı ikiyle çarp, alt rakamı ikiye böl, sonra üst rakamı ikiyle çarp, alt rakamı ikiye böl, sonra üst rakamı ikiyle çarp, alt rakamı ikiye böl. Üst rakam 5,120. Alt rakam 10. Bu iki rakamı birbiriyle çarp. Sonuç 51,200 ama ben, matematik problemleri çözmem.

Halbuki, ona, tarihten herhangi bir ay, gün ve yıl verseniz, size hangi güne düştüğünü hemen söyleyebiliyordu. Bunu, matematik yeteneği olmadan yapamazdı.

19 Aralık 2009’da (şimdi takvimden baktım: Cumartesi), Utah’ın Salt Lake City şehrinde, 58 yaşındayken, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. IQ’su yalnızca 87 idi ve hayatında hiç bilgisayar kullanmadı.

Herkes, Kim Peek’in hafızasının dünyadaki en üstün hafıza olduğunu kabulleniyor ama bence Kim Peek’in hafıza konusunda sollayanlar var. Kimler mi? Günümüz pazarlamacıları! Neden mi? Anlatayım.

1960lı yıllarda, medya planlama ve satın alma kolay tahmin edilir bir hale gelmişti. Hedef kitlenizin %80’ine satın alacağınız birkaç TV ve radyo spotu ile ulaşmak mümkündü. Gazete ve dergilerin sayısı az olduğu için reklam vereceğiniz mecralar da kolaylıkla plana dahil edilebiliyordu.

Medya ajans çalışanları içinde aranan en önemli yetenek, iyi pazarlık yapabilmesiydi. O nedenle o dönemde ajansların yıldızı yaratıcı bölümde çalışan kişilerdi… medya satın alımı yapanlar değil. Çünkü, her şeyin eşit olduğu, herkesin reklam için aynı mecraları, TV programları ve radyo şovlarını satın aldığı bir dönemde, reklamı farklı kılabilecek tek şey yaratıcı bölümde çalışanların ortaya çıkarabileceği kaliteli, yaratıcı işlerdi.

Ve bu model, takip eden 40 yıl boyunca aynı şekilde devam etti.

Sonra, her şey değişti. İnternet ile birlikte, platform genişledi, tüketici sayısı arttı ve tüketici verileri önem kazanmaya başladı. Günümüzde, medya satın alanlar ajansların yıldızı. Bugünlerde -özellikle Kuzey Amerika’da, medya ajansları yüksek maaşlı yazılım mühendisleri, finansal istatistikçiler, sayısal analistler ve veri analistleri ile dolu. Veri ve veri analizi, ajanslar içinde en seksi bölüm haline geldi.

90lı yılların başında webde hemen hemen herkes, anonim bir kimliğe sahipti. Şirketler sizin kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi ve site içinde ne yaptığınızı iyi bilmiyordu.

13 Haziran 1994 günü -ben 21. yaş günümü kutlarken, Netscape şirketinde çalışan Lou Montulli, web içinde çerez (cookie) kullanımı projesi üzerinde çalışıyordu. İşte o gün, internet üzerinde reklam ve ticaretin de yönü değişmiş oldu.

Zamanla, web sitelerinin sahipleri, çerezlerden topladıkları ziyaretçi bilgilerini, diğer şirketlerle paylaşmaya başladı. Hatta sırf bu işi yapan şirketler bile açılmaya başladı kısa bir zamanda. Şirketler, artık sizin hakkınızda önemli bilgilere sahip olmaya başladı: nerede yaşadığınız, kaç tane çocuğunuzun olduğu, onların yaşları, maaş bilgileriniz, son 1 ay içinde yaptığınız uçuşlar, satın aldığınız araba ve daha bir çok bunlara benzer kişisel bilgiler…. hatta sizin haberiniz bile olmadan.

Sosyal medya siteleri ve büyük arama motorları, nokta hedefli reklam işini en iyi yapanlar arasında. Google‘un sizi annenizden bile daha iyi tanıdığınıyazmıştım; pazarlamanın CSI dizilerine dönüştüğünü de.

Birkaç yıl önce Google temsilcisi, Gmail içinde kullanılan imzaya göre reklam sunabildiklerinden bahsetmişti bana. İmza içindeki bilgileri, emailin içeriği, son dönemlerde yaptığınız aramalar ve Google‘un sizin hakkında bildiği diğer bilgilerle birlikte, nokta hedefli, lazer güdümlü reklam sunabiliyor.

Facebook, daha da kişisel bilgiler seviyesine inebiliyor. Evlenmeden, boşanmaya; doğum gününden, sevdiğiniz müziğe kadar birçok bilgiye sahip sizin hakkınızda. Hatta Facebook, arkadaşlarınızla sohbet ederken bile bilgi topluyor. Mesela eğer sohbet penceresinde “canım pizza istedi” yazarsanız, Facebook’ta pizza şirketlerinden indirim kuponu reklamı görme ihtimaliniz çok yüksek.

Örneğin, eğer ben, Kanada’da yaşayan ve Facebook kullanan milyonlarca kişinin içinden, McGill Üniversitesi mezunu, hobileri içinde yemek yapmak ve dans etmek olan, bahçe işlerinden anlayan, 25 yaşındaki evli erkeklere bir kampanya yapmak istersem (bu arada Facebook reklam filtresine göre, yukarıdaki profile uyan 20 kişi var), bunu kolaylıkla ve çok ucuza yapabilirim.

İnternetin ve dijital veri analizinin gelişmesiyle, nokta hedefli pazarlama trendi, online olmayan şirketler içinde de yayılmaya başladı. Online tüketiciler için çerezler bilgi toplarken, diğer şirketler için bilgi toplayan şey plastikti: banka kartı, kredi kartı, sadakat kartları vb.

Plastikler, tüketim ve davranış analizleri yoluyla, bazı şirketler, sizden ya da yakınlarınızdan önce sizin hamile olduğunuzu tahmin edebilecek kadar detaylı bilgiye sahip olmaya başladı.

Düşünsenize, eğer, hiç tanımadığınız bir kişi, kapınızı çalıp, size, kimsenin bilemeyeceği kişisel detaylarınızı verse, ilk yapacağınız polise gitmek olurdu ama her gün, bizler şirketler tarafından izleniyoruz, her adımımızda, her hareketimizde… ve bu çok normal sayılıyor.

Yeni nesil (internet nesli), benim yaşıtlarıma göre, bilgi paylaşımına daha açıklar. Onlara göre, her türlü bilgi, herkese açık… Onlar yalnızca paylaşmak istemedikleri bilgileri gizliyorlar. Benim jenerasyonum ise tam tersi… Her bilgi gizli… bizler yalnızca istediğimiz bilgileri paylaşıyoruz. Bu fark, yepyeni reklam modellerini oluşturmaya başladı bile.

Bütün bunlar, daha da gelişip, yoluna oturacak. Ben -gerçeği söylemek gerekirse, rastlantısal reklam görmek yerine, işime yarayacak, beni tanıyan, bana katkıda bulunacak reklam görmeyi tercih ederim… Bilgisiz, hastalıklı, veremli bir pazarlamadan, bilgili, sağlıklı ve VERİ-mli bir sürece gitmek mantıklı… fakat şirketlerin unutmaması gereken bir nokta var. Tüketici bilgilerini hatırlama konusunda piyasanın Kim Peek’i bile olsanız, eğer tüketiciyi insan olarak görmek yerine veri olarak, data bankasında bir kayıt olarak görüyorsanız, kazancınız kısa soluklu olacaktır.

Unutmamak gereken, şirketlerin müşterileri tanıdığı kadar, müşteriler de diğer müşterileri tanıyor ve etkileyebiliyor… hem de bir şirketin, müşterilerini etkileyebileceğinden daha fazla!

Kaynak: https://medium.com/turkce/hi%C3%A7bir-%C5%9Feyi-unut-a-mayan-adam-83bc16674248#.ac0z0ccif

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s