TazeDirekt ve Türk Teknolojik Girişimcilik Ekosistemi

Hasan Aslanoba’ya çağrı: TazeDirekt’in hikayesini hep beraber bir öğrenme hikayesi & bir sonraki gıda startup’ının başarı hikayesi yapalım.

Bugün bir çok Türk girişimcisi şaşırdığı bir habere uyandı. Çok iyi gidiyor diye düşündüğümüz, Türkiye’nin gıda sektörünün en önemli girişimlerinden biri olan TazeDirekt sektöre veda ettiğini açıkladı. TazeDirekt, Türk girişimcilik ekosisteminin en önemli yatırımcılarından biri olan Hasan Aslanoba’nin projesi olduğu için bu beklenmeyen veda daha da şaşırttı. TazeDirekt’in neden kapandığı ve bir startup olarak geçirdiği devinim ve dönüşümle ilgili detaylar maalesef bu açıklamaların çoğunda geçiştirildi. “Piyasa koşulları ve operasyonel dengeler” bu kararı tetiklemiş. TazeDirekt’in neden kapanıp kapanmadığı esasında bir çok Türk girişimcisi ve yatırımcısının bir altı ay daha dillerine dolayacağı bir konu. Benim esas ilgilendiğim bu vedanın ve vedanın nasıl yapıldığının Türk girişimcilik ekosistemine uzun vadede nasıl yansıyacağı ile ilgili. TazeDirekt’in hikayesi Türk startup ekosistemi için neden önemli?

Başarısızlık korkulan bir şey olursa girişim ekosistemleri gelişmez.

Başarısızlık korkulan bir şey olursa girişim ekosistemleri gelişmez. Bu sektördeki bir çok kişi Londra’nın hikayesini bilir esasında. Ben de Chicago’da İngiliz Konsolosluğunda bir ticari ateşe ile Londra ve Chicago’yu girişimcilik ekosistemleri olarak karşılaştırırken, kendisine Londra’nın uzun zamandır girişimciliği destekleyen bir hub olmasına rağmen neden bir Silicon Valley olamadığını sormuştum. Kendisi bana sebeplerin tamamen kültürel farklardan kaynaklandığını anlatmıştı. İngiliz kültüründe “fail” etmenin (başarısız olmanın) kültürel olarak çok korkulan, kişinin uzun süreler peşini bırakmayan, ve toplumun hafızasında uzun süreler yer alan bir konu olduğunu söylemişti. Bir kariyerin hiç bir aşamasında başarısız olmadan, ayni veya az sayıda bir kaç şirket için uzun seneler çalışmanın İngiliz kültüründe başarı olarak algılandığını belirtmişti. Amerikan girişimcilik ekosistemini çok yakından tanıyan biri olarak bu beni çok şaşırttı. Burada ki “fail early, fail fast, fail smart” mottosu Amerika’da innovasyonu tetikleyen duruşlardan bir tanesi. Bir çok girişimciyi kendi 9-5 islerini bırakıp bir belirsizliğe ve bir fikrin, bir rüyanın pesinden koşmaya iten esasında başarısızlığın başarıya giden yolda bir basamak olduğunun düşünülmesi. Bir fikri denemenin ve yapmaya çalışmanın önemsendiği, başarısızlığın ise bir öğrenme sureci olduğu fikri buradaki girişim ekosistemlerini canlı tutuyor.

“Ya kimse istemezse?” “Ya tüketiciler sevmezse?” fikri bir çok innovasyonun ve teknolojinin pazara geç kalmasına ve seneler süren ürün geliştirme süreçleri sonunda pazarda karşılığını yitirmesine yol açıyor.

Türkiye sistemini de yakından tanıdıkça esasında başarısızlığın bizim ekosistemimiz için de korkulan bir şey olduğunu gördüm. Girişimciler başarısızlıktan korktukları için senelerce ürünlerini geliştirip en ufak bir şekilde pazarda denemeye yanaşmıyorlar. İki sene boyunca sırf ürün geliştirme yapmış, pazara ne zaman çıkıyorsun diye sorunca iki sene sonra diyen girişimciler tanıyorum. Bu başarısızlık korkusu sebebiyle, pazar Türk girişimcilerinin bir çoğu için adil kuralları olmayan bir siyah kutuya dönüşüyor. “Ya kimse istemezse?” “Ya tüketiciler sevmezse?” fikri bir çok innovasyonun ve teknolojinin pazara geç kalmasına ve seneler süren ürün geliştirme süreçleri sonunda pazarda karşılığını yitirmesine yol açıyor. Ekosistemin içinde başarının başarısızlıklardan geçerek öğrenilen bir şey olduğunu, pazarda fail etmenin esasında bir son değil bir öğrenme sureci olduğunu daha iyi açıklamamız lazım. Bu bağlamda TazeDirekt’in neden hiç pivot yapmadan direk kapatıldığı da benim için bu veda haberinin gizemli taraflarından.

Ben hayatımda hiç bir ülkedeki girişimcilik toplantılarında Türkiye’de gördüğüm kadar lacivert takım elbiseli veya döpiyesli insanı bir arada görmedim.

Türkiye’de hala hiyerarşik yapılı, finansal ve kurumsal oyuncuların egemen olduğu bir girişim ekosistemi var. Ben hayatımda hiç bir ülkedeki girişimcilik toplantılarında Türkiye’de gördüğüm kadar lacivert takım elbiseli veya döpiyesli insani bir arada görmedim. Ve gördüğümde gözlerime inanamadım. Esasında bu görünüm sadece giysi ile ilgili değil. Ekosistemin nasıl bir kültürü olduğunu çok acık gözler önüne seriyor: hiyerarşik ve corporate tadında. Böyle olunca başarısızlık öğrenilen bir şey değil, aynen büyük bir şirketin yıllık değerlendirmelerindeki yaklaşımıyla ekosistemde değerinizi yitirdiğiniz bir olgu olarak algılanmaya başlıyor. Ekosistemde finansal ve kurumsal oyuncuların biraz daha görünmez olup perde arkasına geçerek innovasyonun öne geçmesine izin vermeleri gerekiyor. Fikri kutlamamız lazım, yatırımı değil. Founder’a odaklanmamız lazım, yatırımcıya değil. Hikaye öğrenme hikayesi olmalı, başarısızlık hikayesi değil. TazeDirekt’in hikayesinin de öğrendiğimiz bir hikaye olarak Türk ekosistemindeki yerini alabilmesi için bazı detayların açıklanması ve açık olarak tartışılması gerekiyor.

Bugün itibariyle TazeDirekt bir çok pitch yarışmasında, yatırım görüşmelerinde veya köşebaşı sohbetlerinde gıda sektörüne girmek isteyen startup’larin önüne bir hayalet olarak çıkacaktır.

TazeDirekt’in hikayesinin transparan bir şekilde açıklanmaması gıda sektöründe innovasyon ve girişim fikirlerini yavaşlatır. TazeDirekt’in hikayesinin açıklanmaması ile bundan sonra gıda sektörüne girmek isteyen bir çok girişimci için bırakılan mesaj esasında şudur: “Eğer Aslanoba bile o kadar sermaye ve bağlantıya rağmen bu sektörde yapamadıysa demek ki bu sektörde innovasyon yapmak çok zor.” Bugün itibariyle TazeDirekt bir çok pitch yarışmasında, yatırım görüşmelerinde veya köşebaşı sohbetlerinde gıda sektörüne girmek isteyen startup’larin önüne bir hayalet olarak çıkacaktır. “TazeDirekt’den farklı ne yapacaksınız?”

Ekosisteme doğru mesajı verelim, TazeDirekt’in hikayesini hep beraber bir öğrenme hikayesi ve bir sonraki gıda startup’ının başarı hikayesi yapalım.

Hasan Aslanoba’nin Türk girişim ekosistemine verdiği önemi, katkılarını, ve bir çok başarılı yatırımını Türkiye’de herkes biliyor. Sırf bu ekosistemin büyümesindeki çabaları ve bu ekosisteme olan gönül bağı sebebiyle Hasan Aslanoba TazeDirekt’in hikâyesini ve vedaya götüren süreci açıkça paylaşmalıdır. Eğer başarılı bir girişimci veya yatırımcı olarak Hasan Aslanoba bunu yapabilirse ekosistemdeki başarısızlık anlayışının değişmesinde çok büyük bir rol oynar ve başarının bu tip hikayelerden sonra geldiğinin altını çizebilir. Hasan Aslanoba’yı ekosisteme verilecek daha uzun vadeli ve büyük zararları önlemek adına ve daha sonra benzer veda süreçlerinden geçecek girişimcilere örnek olması adına, TazeDirekt’in hikâyesini ve yasadığı sureci, zorlukları, ve finansal performansını transparan olarak paylaşmaya davet ediyorum. Tahmin ediyorum ki bir çok Türk yatırımcı, girişimci, ve mentor de bu vakadan ve Aslanoba’nin bu vakaya yaklaşımından çok şey öğrenecektir. Detayları saklandığı surece bu sanki bir başarısızlık gibi algılanacaktır. Türk ekosistemi için çok önemli bir gün.Ekosisteme doğru mesajı verelim, TazeDirekt’in hikayesini hep beraber bir öğrenme hikayesi ve bir sonraki gıda startup’inin başarı hikayesi yapalım.

Kaynak: https://www.linkedin.com/pulse/tazedirekt-ve-t%C3%BCrk-teknolojik-giri%C5%9Fimcilik-ekosistemi-ilhan?trk=v-feed&trk=hp-feed-article-title-share

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s