Esiyor… Yazsız Geçen Yıl!

Şanslı hatayla façayı kurtaran bir şirket, yazsız geçen korkunç bir yıl, Türk düşmanı bir İngiliz’in edebiyata kazandırdıkları.

Robert B. Thomas

1792 yılında, Robert B. Thomas, bizim Saatli Maarif Takvimi’ne benzer bir almanak yayınlamaya başladı. Bu takvimin -özellikle çiftçilere yararlı olacağı inancıyla, ismini “Old Farmer’s Almanac” (Yaşlı Çiftçinin Takvimi) koydu. Thomas’ın takvimi, ekim/hasat zamanı, yemek tarifleri, özlü sözler, fal gibi bilgilerler doluydu… fakat bu takvimi rakiplerinden ayıran ve meşhur eden en önemli özelliği hava durumu tahminleriydi.

Thomas, almanak çıkmadan önce yıllarca güneş sistemini, astronomi döngülerini, yıllara göre hava değişikliklerini araştırıp, neredeyse yüzde 80’lik doğruluk payına sahip, hava durumu tahmin formülü yarattı. Older Farmer’s Almanac’ın popülaritesi de bu çok gizli formül sayesinde yıllarca devam etti. Çiftçiler bir sene sonra ne ekmesi gerektiğini, hasat zamanını; balıkçılar ne zaman denize çıkmaları gerektiğini; sıradan insanlarda da dışarı çıkarken ceket alıp, almama kararlarını yıllarca bu takvime bakarak karar verdi.

Robert B. Thomas’ın yarattığı bu muhteşem formülü, kendisi dışında yalnızca birkaç kişi gördü. Formül, 1800lü yıllardan bu yana Amerika’nın New Hampshire eyaletinin Dublin şehrinde bir kasada saklanıyor.

Robert B Thomas’ın meşhur takvimi, tarihinin en büyük sınavını 1815 yılında verdi!

1816 yılına ait Old Farmer’s Almanac

1815 yılında, 1816 yılı için takvim içeriği hazırlandı, dizisi yapıldı, basıldı, ve dağıtıldı. Yüzbinlerce kişi takvimi ellerine aldığında ilginç bir hava durumu tahmini ile karşılaştılar. Takvim onlara 1816 yılının Haziran ve Temmuz aylarında kar yağacağını söylüyordu!

20 sene boyunca binlerce kişinin en güvenilir hava durumu kaynağı, bir anda (özellikle rakip firmalar için) alay konusu haline geldi. Aslında durum gayet basitti. Kar yağışı tahmini Thomas’ın formülü ile ilgili değildi… bir hata sonucu takvimde yer alıyordu. Matbaada oluşan bir hata sonucu Ocak ve Şubat tahminleri, Haziran ve Temmuz ayına basılmıştı.

Robert B. Thomas depodaki bütün takvimleri yaktı, satılmayan takvimleri toplattırdı ama iş işten geçmişti. Takvimi yüzbinlerce kişi çoktan satın almıştı. Robert B. Thomas, neredeyse 1 yıl boyunca, insanların hem onunla, hem de takvimle dalga geçişlerini, Haziran ayındaki kar yağışı hakkındaki şakalarını dinlemek zorunda kaldı.

Sonra 1816’nın Haziran ayı geldi!

7 Haziran 1816 günü, Amerika’nın kuzey doğusunda ve Kanada’nın güneyinde kar yağışı başladı! Maine, Massachusetts, New York ve Pennsylvania, Temmuz ayını buzlanma ve kar yağışıyla geçirdi. Bu yalnızca Amerika için değil, dünyanın birçok kesimi için de geçerli olan bir hava durumuydu. Buzlanma ve kar yağışı nedeniyle tüm dünyada kıtlık yaşandı ve yaklaşık 200,000 kişi kıtlık ve hava durumuyla ilgili nedenlerden dolayı hayatını kaybetti.

Peki Robert Thomas’ın bu kadar şanslı, yüzbinlerce kişinin bu kadar şansız olmasının nedeni neydi? Bazıları bu garip iklimi yıllar önce ölmüş Başkan Benjamin Franklin’e, bazıları cadılara, bazıları ise dünyanın sonunun geldiğine bağladı. Fakat gerçek neden, bunlardan çok daha bilimsel bir nedene bağlıydı. Günümüz Endonezya sınırları içinde bulunan binlerce metre yüksekliğinde bir neden: Tambora (yanar)Dağı!

10 Nisan 1815 günü patlayan Tambora Yanardağı, son 200 yıllın en büyük yanardağ felaketi olarak adlandırılıyor. Patlama öylesine şiddetli gerçekleşmiş ki ortaya çıkan ses, 1,600 km öteden duyulmuş. Bu nedenle, bilim adamları ortaya çıkan patlama sesinin, kayıtlı tarih içindeki en yüksek ses olarak adlandırıyor. Dağın 3,900 m olan yüksekliği, patlama sonrasında 2,700 m’ye düşmüş. Bu patlama sırasında büyük miktarda zehirli gaz ve eriyik madde, gökyüzünde 5–10 kilometre yukarı kadar çıkmış ve zamanla neredeyse tüm dünyayı turuncu bir bulut olarak kaplamış. Bu zehirli duman bulutu o kadar büyük bir alanı kaplamış ki, güneşten gelen ışınlar yeryüzüne ulaşamaz olmuş ve dünyada küçük çaplı bir iklim değişikliğine yol açmış. Ertesi yıl, yani Old Farmer’s Almanac’ın yanlışlıkla kar yağışı tahmini yaptığı 1816 yılında, tüm dünyada hissedilir derecede sıcaklık düşüşü görülmüş.

Ortaya çıkan bu durum nedeniyle, 1816 senesi “Yazsız Yıl” olarak anılır!

Yazsız Yıl’ın etkileri çok büyük. Kar yağışı ve buzlanma nedeniyle çiftçiler ekinlerini kaybetmiş, buzlanma nedeniyle demiryolları çalışmaz hale gelmiş, hayvanlar için yem bulunamadığından birçok büyükbaş hayvan ölmüş, su kaynakları donmuş, kıtlık ve açlık kendini göstermeye başlamış, insanlar yıllardır yaşadığı evlerini terk edip, diğer bölgelere göç etmeye başlamış, zehirli bulut birçok hastalığa (kolera salgını) neden olmuş. Yanardağ patlaması nedeniyle direk ve endirekt olarak 200,000 kişi hayatını kaybetmiş.

Fakat “Yazsız Yıl” bize çok önemli şeyleri de kazandırmış. Bazen önümüze çıkan engeller, bizim yaratıcı olmamızı sağlar ya, işte öyle. Örneğin zehirli bulutun yarattığı inanılmaz güzellikte güneş batımı, J.M.W. Turner’a ilham kaynağı olmuş; insanların göç etmesi ve bunun yarattığı bir takım olaylar sonucu, göçmen Joseph Smith Mormon dinini yaratmış; atların yemsiz kalıp ölmesi sonucunda atlı vagonlardan mahrum kalan Karl Drais, ilk bisiklet örneklerinden birini icat etmiş. Liste uzayıp gidiyor ama sizi bu yaratıcı olaylardan birini biraz daha derinlemesine paylaşmak istiyorum.

Villa Diodati

İsviçre’de “yaz” tatili yapan birkaç İngiliz, havanın kötü oluşundan ve yapacak çok fazla bir şey olmadığından şikâyetçi olup, orada bulunan başka bir İngiliz’in Geneva Gölü etrafında kiraladığı yazlık evde birkaç hafta geçirmeye karar verirler. Villa Diodati adı verilen bu yazlık evi kiralayan kişi, düzenlediği ilginç partilerle tanınan 28 yaşındaki bir aristokrattır: Lord George Gordon Byron.

13 Haziran 1816 günü, şair Percy Shelley, Percy’nin nişanlısı Mary Godwin, Mary’nin üvey kardeşi Claire Clairmont, ev sahibi Lord Byron ve Lord Byron’un doktoru (ve sevgilisi!) John Polidori yazlıkta bir araya gelirler. Dışarıdaki soğuk yağmur kara dönüşüp, birbirine anlatılan dedikodular ve içilen içkiler tükenince, Dr. John Polidori, misafirlere, Almancadan İngilizceye çevrilmiş, içinde bolca hayalet hikayeleri olan kitapları okumaya başladı. Kitaplar tükenince, Lord Byron misafirlerine bir ilginç bir görev verdi: “Herkes kendi gerilim hikayesini yazsın. En iyilerini burada okuyalım!”

Lord Byron

Bu arada, buraya küçük bir parantez açmak lazım. Yazsız geçen 1816 yılının Haziran ayında, birçok yaratıcı kişiye evini açan ünlü şair Lord George Gordon Byron, hayatını Osmanlı İmparatorluğu ile savaşmaya adamış birisi. Barbar olarak gördüğü Türklere karşı bağımsızlık mücadelesi veren Yunanlılara destek vermek amacıyla Yunanistan’a gelmiş, bizzat savaşın içinde yer almıştır. Yunanlıların Osmanlıya karşı Bağımsızlık Savaşı için çok büyük katkıları olan, Yunanlıların “milli kahraman” olarak nitelendirdiği bir kişidir! Bu arada onu yalnızca Osmanlı düşmanı olarak tanımıyorsunuz. Eğer Don Juaneserini biliyorsanız, o halde Lord Byron’a çok yabancı değilsiniz. Çünkü kendisi bu eserin yazarı! Bitmedi! Eğer işiniz yazılım ise Lord Byron’a çok şey borçlusunuz. Çünkü Lord Byron, dünyadaki ilk yazılımcı Ada Lovelace’in de babası! Yani anlayacağınız adam soğan gibi. Soydukça daha fazla katmana ulaşıyorsunuz. Adam Yunan mitolojisinden bir kahramanın izinden giderek Çanakkale Boğazı’nı yüzerek geçmiş! Boru değil!

Şimdi gelelim 1816 Lord Byron Yaz Partisi’nin bize kazandırdıklarına.

Lord Byron’un misafirlerinden istediği “hikaye yarışması” sonucunda, Dr. Polidori yıllar sonra Drakula ve benzeri öykülere ilham kaynağı olacak “Vampir” hikayesini yazar. Yazsız yıl nedeniyle eve kapanan bir başka misafir, 19 yaşındaki Marry (Godwin) Shelley ise dünyanın en iyi bilinen bilim-kurgu hikayelerinden birini yazar: Frankenstein!

Ve bütün bunlar, “Yazsız Yıl” olmasa olmayacaktı!

Kaynak: https://medium.com/turkce/esiyor-yazs%C4%B1z-ge%C3%A7en-y%C4%B1l-44e9097a475f#.17myx5675

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s