Elektrikli Araç Şarj Sistemleri Dünya ve Türkiye Uygulamaları

Giriş

Petrol bağımlısı ülkemizde elektriğin ham madde olarak kullanıldığı elektrikli araç ve toplu taşımacılık sektörlerinin en büyük handikaplarından bir tanesi de doğu bölgelerinde %75’lere kadar çıkan ve ülkemiz ortalaması %15 olan kayıp kaçak oranıdır. Geçtiğimiz sene içinde TBMM’de kabul edilen kanun ile elektrik kullanımından doğan alacakların, düzenli ödeme yapan diğer abonelerden tahsil edilmesinin yolu da kanunen garanti altına alınmıştır. Bütün bu gerçeklere rağmen karamsar bir tablo çizmek yerine elektrikli araç ve şarj teknolojilerinin ülkemizde yaratacağı fırsatlar ve kazançlara odaklanmak istedim.

Elektrikli araçların dünya genelinde ABD, Avrupa, Çin ve Japonya gibi teknolojide ileri olan ülkelerde hızla yaygınlaştığı bilinmektedir. Nitekim Şekil 1’deki 2015 küresel elektrikli araç kullanım istatistiklerine göre dünyada en çok ABD’de 275.104, Japonya’da 108.248, Çin’de 83.198, Hollanda’da 43.762 ve Norveç’te 40.887 elektrikli araç kullanılmaktadır.

Şekil 1: Ülkeler bazında Elektrikli Araç İstatistikleri (http://www.iea.org)

Elektrikli araçların toplam pazardan aldığı pay oranları incelendiğinde Norveç’te bu oranın %13’e geldiği, Hollanda’nın %4, ABD’nin %2.5 ve İsveç’in %2 gibi oranları yakaladığı görülmektedir (Şekil 2). Hatta geçtiğimiz aylarda, Japonya’daki elektrikli şarj istasyon sayısının ülkedeki petrol satış istasyon sayısını geçtiği açıklanmıştır. Bilinen otomobil üreticileri haricinde elektrikli otomobil üreticisi olarak 5 sene önce adını bile duymadığımız Tesla (ABD) ve BYD (Çin) gibi firmalar pazara yenilikçi tasarımlarla girmekte, hatta Apple gibi bilişim devlerinin de elektrikli araç üretmek için fırsat kolladıkları bilinmektedir.

Şekil 2: Ülkeler bazında Elektrikli Araçların aldığı pazar payı (http://www.iea.org)

Ülkemizdeki Son Durum

Ülkemizde son bir sene içinde BMW i3 ve BMW i8 ile Renault Zoe gibi elektrikli binek otomobil modelleri piyasaya sunulmuş olup bu araçlar tam olarak şarj edilmiş batarya ile 120 – 200 km arası menzil yapabilmektedirler. Yaklaşık olarak 200 adet satıldığı tahmin edilen elektrikli araçların ülkemizde kullanımının yaygınlaşması için en önemli şart şarj istasyonlarının yeterli sayıda ve sürücülerin kolay erişebileceği lokasyonlarda kullanıma açık ve erişilebilir olmasıdır. Evde, iş yerinde, AVM’de veya umuma açık istasyonlarda kurulacak şarj istasyonları Şekil 3’te gösterildiği gibi talebe göre planlanıp kurulmalıdır. Nitekim bu konuda bir kaç firma Türkiye’de faaliyete başlamış olup ağırlıklı olarak İstanbul olmak üzere AVM veya iş merkezlerine şarj istasyonları kurup işletmektedirler. Ancak, EPDK tarafından henüz elektrikli araçlar ve şarj sistemleri ilgili herhangi bir mevzuat düzenlemesi henüz yapılmadığı için bağımsız operatörler elektrik dağıtım şirketlerinden veya EPDK’dan onay almadan istedikleri yere şarj istasyonu kurmaktadırlar. Elektrikli araç sayısının çoğalması ve dolaylı olarak şarj istasyonu sayısının artması durumunda EPDK tarafından lisans yönetmeliğinin yayınlanması gerekecektir zira şarj istasyonlarının şebekeye olan etkilerinin incelenerek proje başvurusunun dağıtım şirketine yapılarak onay alınması şebeke emniyeti açısından önem taşımaktadır.

Şekil 3: Elektrikli Araç Ekosistemi (Kaynak: AeroVironment)

Elektrikli otomobillerin haricinde taksi veya otobüs gibi ticari araçlarda da elektrikli sistemlere geçişin hızlanarak 5-10 sene içinde toplu taşıma ve ticari ulaşım pazarında büyük pay alması beklenmektedir. Nitekim STM ve TEMSA geçtiğimiz ay içinde yaptıkları işbirliği anlaşması ile ülkemizde ilk defa elektrikli otobüs sistemi geliştireceklerdir. İşbirliği sayesinde TEMSA tarafından yürütülen SmartMobility programlarının, başta üretim, bakım, lojistik, pazarlama, bilgi teknolojileri ve inovasyon faaliyetleri olmak üzere operasyonlarda müşteri memnuniyetini ve güvenliği ön planda tutarak teknolojik olarak geliştirilmesi sağlanırken bu kapsamda ortaya çıkacak ihtiyaçlar için büyük veri algoritmaları kullanılarak ileri seviye veri analitiği, veri bilimi, optimizasyon uygulamaları ve çeşitli yazılımlar aracılığı ile çözümler geliştirilecektir. Otobüs güzergahı boyunca duraklarda kısa sürede yukarıdan hızlı şarj edebilen pantograflı sistemin de ülkemizde uygulanmaya alınması planlanmaktadır. . Aynı şekilde ticari araçlarda ve taksilerde de benzer bir dönüşümün bir kaç sene içinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Hollanda ve Norveç’te neredeyse tüm taksiler elektrikli olup sessiz, çevre dostu, düşük yakıt maliyetli olarak hizmet vermektedirler.

Şekil 4: Durakta yukarıdan şarj edilebilir elektrikli otobüsler (Aerovironment)

Elektrikli Şarj Sistemleri

Elektrikli Şarj sistemleri ev, işyeri ve umuma açık ve DC hızlı şarj sistemleri olmak üzere üç kategoride değerlendirilebilir. Ayrıca acil durumlarda ve herhangi bir yerde şarj edebilmek için mobil ve taşınabilir şarj sistemleri de kullanılmalıdır. Ev tipi şarj cihazlarının 16 Amper Monofaz olarak kullanımı apartman ve bağımsız villalar için daha uygundur. İş yerleri ve paylaşımlı şarj istasyonları için ise 30 Amper Monofaze (230±23V AC) veya (Trifaze 400±40V AC) olarak kullanımı şarj süresini daha da hızlandıracaktır ancak boş bir bataryanın şarj süresi yine de 2-3 saati bulacaktır. 10-30 dakika içinde hızlı şarj edebilecek kabiliyeti sadece DC şarj istasyonları sağlamakta olup 25kW ile 150kW arası güçte kurulabilirler ancak DC hızlı şarj istasyonunun yaklaşık maliyeti 30.000 ABD Dolar civarındadır.

Elektrikli Şarj İstasyonları Yaygınlaştırma Stratejisi

Piyasadaki mevcut elektrikli araç modelleri incelendiğinde Tesla gibi süper-lüks ve gelişmiş modelleri saymazsak, dolu batarya ile genellikle 100-150 km menzil yapılabilmektedir (Şekil 5). Tesla’nın S85 modeli 450 km kadar sürüş mesafesine sahip olup şu anda piyasada bilinen en uzun menzile sahip araçtır.

Şekil 5: Piyasadaki elektrikli araçların dolu batarya ile gidebildiği minimum-maksimum menzil

Yukarıdaki tablo bize günümüz teknolojisine sahip elektrikli araçların şehir içi kullanımına daha uygun olduğunu söylemektedir. Ancak bu noktada şehrin uygun noktalarına kurulacak hızlı şarj istasyonları sürücülerin psikolojik olarak rahat hissetmeleri ve menzil endişelerini azaltması açısından çok büyük öneme sahiptir.

Buna verilecek en güzel örnek Japon Elektrik Şirketi TEPCO’nun 2007 senesinde Mitsubishi marka elektrikli araçları servis aracı olarak devreye sokmasıyla birlikte şirket sürücülerinin elektrikli araçları Şekil 6 (a)’daki gibi çok küçük bir alan içinde kullanmaları şirketin dikkatini çekmiştir (Kaynak: Tokyo Electric Power Company. Communication with AeroVironment staff March 2009. Effects of fast chargers on an EV fleet). Yapılan araştırma sonucunda araç bataryalarının TESCO’nun merkezinde her gece saatlerce şarj edilmesi sürücülerin yolda kalma endişesini arttırmaktaydı. 2008 senesinde yine TESCO’nun merkezine DC hızlı şarj istasyonu kurulduktan sonra şirket sürücüleri psikolojik olarak rahatlamışlar ve çok daha geniş bir alanda elektrikli araçları ile görev yapmaya başlamışlardır (Şekil 6 (b)).

Şekil 6 (a): Yavaş Şarj cihazları kullanılması durumunda servis araçlarının dolaştığı alanın büyüklüğü 

(b) Hızlı DC şarj istasyonu kurulduktan sonra servis araçlarının dolaştığı alanın büyüklüğü

Kaynak: https://www.linkedin.com/pulse/elektrikli-ara%C3%A7-%C5%9Farj-sistemleri-d%C3%BCnya-ve-t%C3%BCrkiye-k%C3%B6pr%C3%BCl%C3%BC-ph-d-?trk=hp-feed-article-title-like

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s